<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KEVSER&#039;İN MUTFAĞI</title>
	<atom:link href="http://www.kevserinmutfagi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kevserinmutfagi.com</link>
	<description>Lezzete Açılan Kapı...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 10:01:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Çilekli Crumble</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-crumble/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-crumble/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 09:56:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tatlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Çilek]]></category>
		<category><![CDATA[crumble]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[tart]]></category>
		<category><![CDATA[Turta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7220</guid>
		<description><![CDATA[Bu blog sayesinde başka türlü hiçbir şekilde tanıma fırsatı bulamayacağım yüzlerce insanla tanıştım sadece online da olsa. Farklı şehirlerden, farklı yaşam koşullarına sahip yüzlerce insanın birleştikleri noktalardan biri... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-crumble/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_crumble1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7220];player=img;" title="Çilekli Crumble"><img class="alignnone size-full wp-image-7222" title="Çilekli Crumble" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_crumble1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu blog sayesinde başka türlü hiçbir şekilde tanıma fırsatı bulamayacağım yüzlerce insanla tanıştım sadece online da olsa. Farklı şehirlerden, farklı yaşam koşullarına sahip yüzlerce insanın birleştikleri noktalardan biri sevseler de sevmeseler de yemek yapmak zorunda kalmaları. Özellikle yemek yapmayı sevmeyen, belki daha doğru bir deyişle yemek yapmak için vakit harcamayı sevmeyen takipçilerimin benden en büyük talebi ise&#8221;kolay yemek tarifleri&#8221; vermem.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben de dün dayanamayıp facebook sayfamdan sordum takipçilerime &#8220;kolay yemek, kolay yemek diye çırpınıyorsunuz, peki nedir sizin için kolya yemek?&#8221; diye. Çeşitli yanıtlar aldım ama geneli vakit harcatmayan, mümkünse hemen yenebilecek yemekler şeklinde yanıt verdi. En hoşuma giden cevaplar ise yemeklerin çabuk hazırlanması için kendince çözümler yaratmış arkadaşların cevaplarıydı. Bir gün öncesinden hazırlık yapmak, dondurucuda hazır yemekler bekletmek gibi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yemek yapmak öyle bir şey ki önceden kolay mı yoksa zor mu olduğunu kestirmek neredeyse imkansız. Dün arkadaşlar arasında yapmış olduğumuz bir sohbetten yola çıkarak bir örnek vermek istiyorum. Şimdi bir topluluğa menemen mi zor bir yemektir yoksa dolma mı? diye sorsak çoğunluk dolma cevabını verecektir. Ancak zorluğu hazırlama ve başında bekleme süresi olarak düşündüğümüzde emin olun menemen daha zor bir yemektir. Her bir sebzeyi ayrı ayrı yıkayıp, soyup, doğruyorsunuz. Kavrulmaları için başında bekliyorsunuz. Yumurtaları kırdıktan sonra yine yanmaması için başında bekliyorsunuz. Tüm bu işlemleri yarım saatten daha kısa bir sürede yapamazsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolmaya baktığımızda ise soğanı kavurdunuz, domatesini, salçasını, pirincini karıştırdınız&#8230;iç harcını hazırladınız kısaca. En fazla 15 dk. 5 dakikada da biberleri doldurdunuz. Toplamda 20 dk. Koyun yemeğinizi ocağa pişsin kendi halinde. O sırada ister diğer yemekleri hazırlayın, isterseniz içeri gidin uzanın. Başında beklemenize gerek yok. Evet belki menemeni daha kısa sürede yemeye hazır hale getirdiniz ama dolmayı daha kısa sürede savuşturdunuz ve daha göz doldurucu bir yemeğiniz oldu. Şimdi bir daha sorsam aynı kişilere dolma mı daha kolay yoksa menemen mi diye ne cevap verirler acaba?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tarifim de kolay mı, zor mu sorusunu muallakta bırakan bir tarif aslında. Baktığınızda malzemeler çok az, yapım aşamasında adımların sayısı çok az. Yani tarifin verdiği ilk izlenim kolay olduğu yönünde. Ne var ki tarifte bir cümlede saniyeler içinde söylenilen &#8220;Çilekleri temizleyip yıkayın, kurulayın ve doğrayıp 6 adet sufle kabının içine 3/4&#8242;ü dolacak şekilde paylaştırın&#8221; aşaması en az 30 dk. Hamurunun hazırlaması, kaplara paylaştırılması, pişmesi vs. derken 1 saatten fazla süreniz geçti bu basit diye başladığınız tatlının başında.</p>
<p style="text-align: justify;">Amacım gözünüzü korkutmak değil. Yapımı son derece basit, hiçbir mutfak bilgisi veya el beceresi gerektirmeyen bir tatlıdır aslında bu. Ne var ki kolay yemek yapmayı yemeğin kısa sürede hazırlanması olarak gördüğünüz takdirde böyle muhteşem bir lezzeti kaçırmış olacaksınız. Bunun önüne geçmek için tarifin en uzun süren kısmı olan çileklerin ayıklanıp doğranması kısmını sevdiğiniz diziyi izlerken yapabilirsiniz mesela vakit kaybını engellemek için.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısacası her yemeğin el oyalayıcı veya uzun süren aşamaları vardır. 5 dakika içinde gökten zembille inen yemek yoktur. Bundan mütevellit yemek yapmayı sevmeye çalışmak en güzel çözümdür bence. Bunun için de en önemli şey yemek yapmak için sizi motive edecek bir hedef belirlemenizdir. Örneğin &#8220;çocuklarınızı hazır gıdalardan uzak tutmaya çalışmak&#8221;, &#8220;sağlıklı beslenmek&#8221;, &#8220;eşinizin takdiriniz toplamak&#8221; gibi. İnsanoğlunun doğasında vardır; karşılığını almadığı işi yapmak istemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer bizler de yemek yapmamızın güzel bir sonuca yol açtığını görmezsek yemek yapma isteğimiz azalır. Benim bir süredir en büyük motivasyonum, ne sağlıklı beslenmek ne eşimi memnun etmek, ne de arkadaşlarımın karnını doyurmak, tek düşündüğüm buradan ulaşabildiğim insanlara birşeyler öğretebilmek, bir fayda sağlayabilmek, tanımadığım insanların hayatlarına dokunabilmek kısacası. Farklı konumlarda olsak da eminim herkesin hayatında onu yemek yapmaya motive edecek bir neden vardır. Tek yapmanız gereken o nedeni bulup ona sıkıca tutumak.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_crumble2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7220];player=img;" title="Çilekli Crumble"><img class="alignnone size-full wp-image-7221" title="Çilekli Crumble" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_crumble2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>100 gr tereyağ,</li>
<li>1 su bardağı un,</li>
<li>1/2 su bardağı şeker,</li>
<li>600 gr çilek.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Çilekleri temizleyip yıkayın, kurulayın ve doğrayıp 6 adet sufle kabının içine 3/4&#8242;ü dolacak şekilde paylaştırın,</li>
<li>Ayrı bir kapta un ve şekeri karıştırın,</li>
<li>İçine tereyağı doğrayın,</li>
<li>Elinizle ufalayarak topak topak bir hamur elde edene kadar karıştırın,</li>
<li>Hamuru çilek dolu kapların üzerine paylaştırın,</li>
<li>180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-crumble/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 Maddede Mutfakta Başarının Sırrı</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/mutfakta-basari/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/mutfakta-basari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 09:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımızı Kolaylaştıranlar]]></category>
		<category><![CDATA[10 madde]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak]]></category>
		<category><![CDATA[mutfakta başarı]]></category>
		<category><![CDATA[mutfakta başarının sırrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7234</guid>
		<description><![CDATA[Bu hafta, 5 gün süreli bir hizmet içi eğitime katılmak durumundayım. Eğitime birlikte katıldığım arkadaşlarımın ricası üzerine önceki akşam kendilerine kurabiye pişirdim. Hani sakınan göze çöp batar derler... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/mutfakta-basari/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/hata.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7234];player=img;" title="Hata"><img class="alignnone size-full wp-image-7239" title="Hata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/hata.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu hafta, 5 gün süreli bir hizmet içi eğitime katılmak durumundayım. Eğitime birlikte katıldığım arkadaşlarımın ricası üzerine önceki akşam kendilerine kurabiye pişirdim. Hani sakınan göze çöp batar derler ya en sık benim başıma gelir sanırım bu. Bir misafir gelecek diye özene bezene yaptığım yemekler vasatın üzerine çıkamazken normal zamanda yaptıklarım, kendimi övmüş gibi olmayayım ama, çok lezzetli olurlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Önceki akşam da aynı şey geldi başıma. Her ne kadar güzel övgüler almış olsam da benim içime sinmediler bir türlü. Kendi kendimi sorgularken bunun 3 temel nedenini belirledim. Birincisi; kullandığım malzemelerden biri düşük kaliteliydi. İkincisi; oda sıcaklığı olması gerekenin üzerindeydi. Üçüncüsü; ikinci maddeye bağlı olarak tarife uymayarak un miktarını arttırmıştım. Bu deneyimimden yola çıkarak mutfakta sıklıkla yaptığımız ve bizi başarısızlığa sürükleyen nedenlerden oluşan10 maddelik bir liste oluşturdum . Umarım faydasını görürsünüz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1- Malzemelerin Kalitesine Dikkat Edin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7241" title="Market" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/market.png" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda da bahsettiğim gibi yemek yaparken kullanılan malzemelerin kalitesi yemeğinizin lezzetini belirleyen başlıca öğedir. Kalitesinden emin olmadığınız, daha önce kullanmadığınız veya tavsiye almadığınız malzemeleri kullanırken 2 kere düşünün. Özellikle misafir ağırlayacaksanız veya yaptığınız yemeği bir yere götürecekseniz bilmediğiniz malzemeleri kullanmaktan kaçının.</p>
<p style="text-align: justify;">Benim başıma gelen olaydan yola çıkalım mesela. Benim dün yaptığım birincil hata kurabiyede önceki deneyimlerime dayalı olarak kalitesinin kötü olduğunu bildiğim halde, sırf markete gitmeye üşendiğim veya eşimin gelmesini bekleyemeyecek kadar sabırsız davrandığım için evdeki damla çikolataları kullanmış olmamdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Çikolatanın kaliteli olup olmadığını nereden anlayacağız peki? Çikolatayı ağzınıza attığınızda kakao tadını almanız gerekiyor. Kakaodan ziyade yoğun bir şeker tadı alıyorsanız eğer ve pütür pütür bir his yaratıyorsa dilinizde ona çikolata demek doğru değildir artık. Bu kalitesiz çikolata (benim başıma geldiği gibi) tatlınızı veya kurabiyenizi olması gerekenden fazla tatlı yapacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben kullandığım ürünün markasını vermeyeceğim alenen ama televizyonlarda son dönemde reklamları çıkmaya başlayan reklamda acemiyiz  ama çikolatada ustayız sloganını kullanan marka. Bu arada markayı zan altında bırakmadan belirtmek iserim ki benim kullandığım ürün toptancılarda satılan endüstriyel kullanıma yönelik bir üründü. Sizin marketlerden aldığınız çikolataları güzel olabilir, ona diyecek bir lafım yok.  Malzeme seçerken en garantisi fiyat farkı yüksek olsa da bildiğimiz markalardan şaşmamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2- Malzeme Miktarını Doğru Ayarlayın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7244" title="Malzeme" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/malzeme.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Tarifi güvendiğiniz bir kaynaktan aldıysanız eğer malzeme miktarına harfiyen uymanızı tavsiye ederim. Benim misafirlerim kalabalık gelecek bunun ununu biraz fazla koyayım da fazlaca olsun poğaçalar deme gafletinde bulunmayın sakın. Eğer malzeme miktarını arttıracaksanız tüm malzemeleri orantılı olarak arttırın. Örneğin 1 su bardağı fazla süt koymak için 1 yumurta fazla kırın, sütün miktarını 1/2 bardak arttırın&#8230;gibi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3- Isıyı Doğru Kullanın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7240" title="Yanık Kurabiye" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/yanik_kurabiyeler1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bundan kastım sadece fırının ısı ayarı değil. Fırının ve ocağın ısısının yanı sıra oratmın ısısı da çok önemlidir. Hazırladığınız hamuru dolapta bekletmenizi salık veren bir tarifi uygularken &#8220;aman canım havalar serin gidiyor zaten, dolapta da yer yok, duruversin şurada kenarda&#8221; diyerek tariften sapmayın. Özellikle belirtildiyse eğer dolapta bekletmeniz gerektiği mutlaka bir sebebi vardır bunun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4- Pişirme Süresine Dikkat edin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7243" title="Süre" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/sure.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Yemeğin lezzetini o kadar belirleyici bir rolü vardır ki ne eksiği ne de fazlası kabul edilmez. Yemeği vaktinden önce aldığınızda fırından veya ocaktan çiğ, hamur veya diri kalır. Gereğinden fazla pişirirseniz eğer takır takı, lapa veya bulamaç gibi olur. Bunun için yemek sürekli gözetiminiz altında olmalıdır. Eğer ocakta pişiriyorsanız tadına bakarak sık sık kontrol etmelisiniz pişip pişmediğini. Fırında pişiriyorsanız eğer kızarmaya başladığı andan sonra dokunarak veya çatal batırarak kontrol edebilirsiniz yemeğinizi.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle kekler için &#8220;kürdan testi&#8221; dediğimiz bir taktik vardır. Keki fırına verdikten 20 dakika sonra fırının kapağı açılabilir olur. Ondan önce açarsanız kek çöker. Bu 20 dakikalık süreden sonra kapağı açıp keke kürdanı batırarak pişip pişmediği anlayabilirsiniz. Kürdan temiz çıkarsa eğer kek pişmiştir. Yok hamur parçaları bulaşmışsa eğer kürdana henüz pişmemiştir kek.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5- Pişirme Kaplarının Kalitesi/Yemeğe Uygunluğunu Doğru Belirleyin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7245" title="Tencere" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/tencere.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Kaplarınız gereğinden inceyse eğer ısıyı hızlı bir şekilde iletip yemeğinizin kolayca yanmasına neden olacaktır. Daha kalın kaplar ise ısının geç iletilmesine dolayısıyla yemeğin geç pişmesine yol açar. Bu nedenle ince yapılı kaplar kullanırken ısıyı kısıkta tutup kalın yapılı kaplarda yüksek ısı kullanmak işinizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarifte özellikle yanmaz/yapışmaz tava tavsiye edilmişse eğer mutlaka uyun bu tavsiyeye. Yağını biraz fazla koyup şu çelik tavada yapayım demeyin sakın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6-Fırınınızın Huylarını Öğrenin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7246" title="Fırın" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/firin.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu herkesçe kabul görmüş bir gerçektir. Her fırının (aynı seri üretim olsalar dahi) kendine has özellikleri vardır. Ya altını pişirmez, ya üstü çabuk pişer, ya sağ tarafı sol tarafına göre fazla pişirir ya da tam tersi. Deneyimlerinizi gerekiyorsa bir not kağıdına yazıp fırının yakınlarına asın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7- Özel Prosedürleri Atlamayın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7247" title="Bain Marie" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/benmari2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Tarifte tavsiye edilen özel teknikleri atlayıp kolaya kaçmaya çalışmayın. Ben mari usulü tavsiye edilen bir tarifte &#8220;kısık ateşte eritivereyim şu çikolatayı ne olacak sanki&#8221; diyerek çikolatanın yanmasına yol açabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8- Çırpma Süresini Doğru Ayarlayın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7248" title="Çırpma" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cirpmak.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Çırpılarak hazırlanan tariflerde püf noktalarından biridir çırpma süresinin doğru ayarlanması. Örneğin kek yaparken un koyulduktan sonra karışımın fazla çırpılması kekik kabarmamasına neden olur. Tam tersi şekilde yumurta aklarının kar gibi olarak çırpılmasını söyleyen bir tarifi hazırlarken çırpmayı erken bırakırsanız tarifinizin kıvamı tutmayacaktır. Burada yumurta aklarını kabı ters çevirdiğinizde dökülmeyecek şekilde çırpmanız gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9- Ocaktaki Kötü Niyetli Tencerelere Dikkat Edin:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7250" title="Yanık Tencere" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/yanik_tencere.jpg" alt="" width="586" height="392" /></p>
<p style="text-align: justify;">Dünyadaki bütün tencereler sanki sizin bir anlık dikkatsizliğinizi kollayıp arkanızdan iş çevirmek için tasarlanmıştır. Aman dikkat!!! Özellikle çorba, krema veya muhallebi benzeri yiyeceklerin hazırlanması sırasında 3. ve 5. maddelerin sırasında aklınızda bulundurmanız gereken diğer bir kural karışımın sürekli veya sık sık karıştırılması gerektiğidir. Bu maddeyi es geçtiğiniz takdirde tencerenin dibi tutacak ve yemeğin kıvamı ve kokusu bozulacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanı sıra tencerede kaynayan yemeklerin taşmak için sizin arkanızı dönmenizi beklediğini unutmayın. Bu yüzden tencerenin kapağını sıkıca kapatıp tenceredcen uzaklaşmayın. Aksi belirtilmediği takdirde tencerenin kapağını aralık bırakın ve sürekli denetiminizde olsun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10- Dinlendirilmesi Gereken Yemekleri 1 Gün Önceden Hazırlayın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-7251" title="Önceden Hazırlanacaklar" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/onceden-hazirla.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle soğuk servis edilecek zeytinyağlılarınızı mutlaka bir gece önceden hazırlayın. Böylece hem iki ayağınız pabuca girmeyecek, hem yemek bu süre zarfında kıvamını bulacak, hem de yemeğin hakkı verilmiş olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kural buzdolabında veya dondurucuda bekletilmesi gereken  tatlılar için de geçerlidir. Tatlıları belirtilen süreden önce servis etmeye kalktığınızda düzgün kesilmeyecek, dağılacaklardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte yapacağınız yemekte kullanılacak malzemeler için özel koşullar belirtilmişse eğer (oda sıcaklığında yumurta, donmuş tereyağ , vs gibi) bunları da 1 gün önceden hazırlamanız işinizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/mutfakta-basari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalancı Kumpir</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/yalanci-kumpir/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/yalanci-kumpir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 10:23:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[bezelye]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Havuç]]></category>
		<category><![CDATA[kumpir]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Patates]]></category>
		<category><![CDATA[salam]]></category>
		<category><![CDATA[sucuk]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı kumpir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6992</guid>
		<description><![CDATA[Kumpir ya da kompir bizim oralarda patatese verilen isimdir. Genellikle yaşlılar tarafından tercih edilen bir kelime olsa da henüz kullanımdan kalkmamıştır. Almanca patates anlamına gelen &#8220;grundbirne&#8221; kelimesinden türetilerek... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/yalanci-kumpir/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6992];player=img;" title="Yalancı Kumpir"><img class="alignnone size-full wp-image-7173" title="Yalancı Kumpir" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Kumpir ya da kompir bizim oralarda patatese verilen isimdir. Genellikle yaşlılar tarafından tercih edilen bir kelime olsa da henüz kullanımdan kalkmamıştır. Almanca patates anlamına gelen &#8220;grundbirne&#8221; kelimesinden türetilerek balkanlar üzerinden, yapılan göçler sırasında ülkemize girdiği ve oradan Anadolu&#8217;ya yayıldığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Farklı bölgelerde halk ağzına en uyacak şekilde değiştirilerek  &#8220;kumpir, gumpir, kumpil, gompil, hompur, humpur, kübül, gupür&#8221;  biçimlerini almıştır. Kelimenin Almanca&#8217;dan türediği teorisini en iyi destekleyen kelime ise Afyonluların kullandığı &#8220;Alamangumpili&#8221; kelimesidir sanırım.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6992];player=img;" title="Yalancı Kumpir"><img class="alignnone size-full wp-image-7172" title="Yalancı Kumpir" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Patates ülkemize 19. yüzyıl başlarında farklı ülke sınırlarından giriş yapmıştır. Bu nedenle bölgelerdeki söylenişleri de alındığı ülkelerdeki söylenişini yansıtmaktadır. Trakya&#8217;da ve bu yol üzerinden göç almış diğer illerde, kelime Bulgaristan üzerinden alındığı için yukarıda saymış olduğum kumpir ve türevleri şeklinde söylenir.</p>
<p>Karadeniz&#8217;de ise Rusya üzerinden alındığı için kartofel kelimesinden türeyen kartol, kartop, karton, garduf, kardoğ, vs kelimeleri kullanılır. Kelimeyi Kafkasya&#8217;dan alan bölgelerde ise patat kelimesinden türetilen patata, patalak,  pıtana, pata, vs. kelimeleri kullanılır. Bu saydıklarım dışında kullanılan kelimelerin ise haddi hesabı yoktur. Belki de ülkemiz sınırları içerisinde en çeşitli söylenişe sahip yiyecektir patates.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6992];player=img;" title="Yalancı Kumpir"><img class="alignnone size-full wp-image-7174" title="Yalancı Kumpir" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde bildiğimiz anlamda kumpirin ülkemize girişi  ise çok daha geç bir tarihe, 1991&#8242;e denk gelir. Yugoslavya&#8217;da alüminyum folyo içinde pişirilen patatesin çeşitli salata ve soslarla birleştirilerek elde edildiği ve &#8220;krumpir&#8221; olarak adlandırıldığı belirtilmektedir çeşitli kaynaklarda.</p>
<p style="text-align: justify;">Mr. Kumpir markasıyla dünyaya da adını duyurmuş olan kumpirin Türkiye&#8217;de başlayan macerasının baş kahramanı Halit Kesemen adlı Erzurumlu bir girişimcidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak Halit Bey, endüstriyel fırınlarda üretilip, yalnızca restoran ve cafelerde yiyebileceğimiz kumpiri sokmuştur hayatımıza. Şimdi de ben bu tarifimle kumpiri evlere kadar sokma niyetindeyim. Salatalık malzemeleriniz hazır olduğu takdirde çok kısa sürede hazırlanabilen bu tarifi yemek yapmaya ve yemeye üşendiğiniz günler atıştırmalık olarak yiyebilir veya misafirlerinize salata niyetine ikram edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir4.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6992];player=img;" title="Yalancı Kumpir"><img class="alignnone size-full wp-image-7171" title="Yalancı Kumpir" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/kumpir4.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>5 adet orta boy patates,</li>
<li>1 yemek kaşığı tereyağ,</li>
<li>1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri,</li>
<li>Tuz,</li>
</ul>
<p><strong>Üzeri için;</strong></p>
<ul>
<li>1/5 kangal sucuk,</li>
<li>Aynı boyutlarda salam,</li>
<li>1/2 su bardağı haşlanmış bezelye,</li>
<li>1/2 su bardağı haşlanmış havuç,</li>
<li>1/2 su bardağı haşlanmış mısır.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Patatesleri haşlayın,</li>
<li>Soğumadan soyup patates ezeceğiyle ezin,</li>
<li>Tereyağ, tuz ve kaşarı ekleyip iyice karıştırın,</li>
<li>Karışımı küçük bir tepsinin dibine yayın,</li>
<li>Salam ve sucuğu küp küp doğrayıp az sıvıyağ ekleyerek kızartın,</li>
<li>Önce salam ve sucuk olmak üzere diğer tüm malzemeleri üzerine yayın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/yalanci-kumpir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çilekli Limonata</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-limonata/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-limonata/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 07:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Çilek]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[limon]]></category>
		<category><![CDATA[Limonata]]></category>
		<category><![CDATA[nane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7176</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar Ankara&#8217;da havalar yaz mevsiminde olduğumuzu inkar edercesine davransa da ben Mayıs ayının şanına yakışır bir tarif vereceğim bugün sizlere. Çileği hepimiz severiz, limonataya da bayılırız. O... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-limonata/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata4.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7176];player=img;" title="Çilekli Limonata"><img class="alignnone size-full wp-image-7177" title="Çilekli Limonata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata4.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar Ankara&#8217;da havalar yaz mevsiminde olduğumuzu inkar edercesine davransa da ben Mayıs ayının şanına yakışır bir tarif vereceğim bugün sizlere. Çileği hepimiz severiz, limonataya da bayılırız. O zaman neden bu her ikisini aynı tarifte buluşturmayalım değil mi?</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7176];player=img;" title="Çilekli Limonata"><img class="alignnone size-full wp-image-7178" title="Çilekli Limonata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu fikirden yola çıkarak yabancı bloglarda sık sık gördüğüm bu tarifi kendi damak zevkime uyarlayarak denedim. Sonuçtan çok memnun kaldım. Yabancıların kış hazırlığı gibi dertleri çok fazla olmadığı için bizim gibi hiçbirinde böyle bir uygulama görmedim ama benim aklıma bir fikir geldi bu tarifi hazırlarken.</p>
<p style="text-align: justify;">Limonatayı yapmak için hazırladığımız çilek sosunu sıcağı sıcağına bir konserve şişesine doldurup ağzını sıkıca kapatırsak kış için harika bir çilek sosu elde etmiş oluruz. İster yine aynı şekilde limonata yapın, ister pastalarınızda kullanın, ister tatlılarınızı süsleyin,  isterseniz de ekmeğinize sürüp yiyin mis kokulu bu sosu.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7176];player=img;" title="Çilekli Limonata"><img class="alignnone size-full wp-image-7179" title="Çilekli Limonata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sosu hazırlarken tadına baktığınızda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız zaten. O kadar güzel kokuyor ve o kadar lezzetli oluyor ki yemeye kıyamıyorsunuz adeta. Çileklerin en lezzetli ve bol olduğu şu sıralar böyle güzel lezzetleri mutlaka deneyin derim. Çilek mevsimi geçmeden denemek istediğim birkaç çilekli tarif daha var. bu yıl hep birlikte çileğe doyacağız kısacası.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7176];player=img;" title="Çilekli Limonata"><img class="alignnone size-full wp-image-7180" title="Çilekli Limonata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_limonata1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 kg çilek,</li>
<li>4 adet limon,</li>
<li>1,5 su bardağı şeker,</li>
<li>Su/soda.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Çileklerin saplarını ayıklayıp güzelce yıkayın ve kurulayın,</li>
<li>Küçük küçük doğrayıp bir sos tenceresine alın,</li>
<li>Şekeri ekleyip kısık ateşte 10 dk. kadar pişirin,</li>
<li>Ateşten alıp ılınmasını bekleyin,</li>
<li>Ilındıktan sonra blenderdan geçirin ve süzgeçle süzün,</li>
<li>Limonların suyunu sıkıp çilek sosuna ekleyin,</li>
<li>Karışımı bir sürahiye alıp üzerine damak zevkinize göre su veya soda ekleyin,</li>
<li>Buzdolabında soğuttuktan sonra servis yapın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-limonata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yoğurtlu Havuç Kızartması</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/yogurtlu-havuc-kizartmasi/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/yogurtlu-havuc-kizartmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 07:14:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Salatalar & Mezeler]]></category>
		<category><![CDATA[Havuç]]></category>
		<category><![CDATA[Kızartma]]></category>
		<category><![CDATA[Sarımsak]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğurt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6797</guid>
		<description><![CDATA[Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte bünyeler de hafif yemekler ister oldu. Biz karpuz-peynir sezonunu açtık mesela dün. Bundan sonra da en çok tercih ettiğimiz menü olacaktır zaten. Karpuz-peynir olmadığı... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/yogurtlu-havuc-kizartmasi/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/havuclu_yogurt1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6797];player=img;" title="Sarımsaklı Yoğurtlu Havuç Kızartması"><img class="alignnone size-full wp-image-6799" title="Sarımsaklı Yoğurtlu Havuç Kızartması" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/havuclu_yogurt1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte bünyeler de hafif yemekler ister oldu. Biz karpuz-peynir sezonunu açtık mesela dün. Bundan sonra da en çok tercih ettiğimiz menü olacaktır zaten. Karpuz-peynir olmadığı zamanlarda ise mutlaka yoğurt veya yoğurtlu bir salata bulunur sofrada yaz mevsiminde.</p>
<p style="text-align: justify;">Üzerine evde bulunan sebzelerden 1-2 tane doğrayıp sıvıyağda sotelerseniz sofranıza renk katmış olursunuz. Ben bu sefer havucu tercih ettim. Havuçlar kavrulurken yağa renklerini verdikleri için çok hoş bir görüntü oluştu. Sarımsaklı yoğurt ve kızarmış havucun birbirine ne kadar yakıştığını bilmeyen de yoktur. O zaman böylesine bir lezzetten kendinizi mahrum etmeyin ve 10 dakikanızı ayırarak deneyin bu tarifi en kısa sürede.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/havuclu_yogurt2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6797];player=img;" title="Sarımsaklı Yoğurtlu Havuç Kızartması"><img class="alignnone size-full wp-image-6798" title="Sarımsaklı Yoğurtlu Havuç Kızartması" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/havuclu_yogurt2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>2 adet havuç,</li>
<li>1/2 çay bardağı sıvı yağ,</li>
<li>5-6 tepeleme yemek kaşığı yoğurt,</li>
<li>2 diş sarımsak,</li>
<li>Tuz.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Havuçları soyup yuvarlak doğrayın,</li>
<li>Yağı kızdırıp havuçları arkalı önlü kızartın,</li>
<li>Sarımsakları soyup rendeleyin,</li>
<li>Yoğurt, sarımsak ve tuzu bir kapta karıştırın ve servis tabağına alın,</li>
<li>Üzerine havuçları yayın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/yogurtlu-havuc-kizartmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavuk Ciğer Kavurma</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/tavuk-ciger-kavurma/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/tavuk-ciger-kavurma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 06:44:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[ciğer kavurma]]></category>
		<category><![CDATA[tavuk ciğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=5649</guid>
		<description><![CDATA[Ciğer dendiğinde birçok kişi kaçarak uzaklaşacaktır eminim. Haksız da sayılmazlar aslında herkesin sevemeyeceği farklı bir tadı vardır ciğerin. Ama diğerleriyle kıyaslandığında tavuk ciğer daha hafif ve lezzetlidir. Daha... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/tavuk-ciger-kavurma/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2011/11/tavuk_ciger_kavurma1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-5649];player=img;" title="Tavuk Ciğer Kavurma"><img class="alignnone size-full wp-image-5650" title="Tavuk Ciğer Kavurma" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2011/11/tavuk_ciger_kavurma1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ciğer dendiğinde birçok kişi kaçarak uzaklaşacaktır eminim. Haksız da sayılmazlar aslında herkesin sevemeyeceği farklı bir tadı vardır ciğerin. Ama diğerleriyle kıyaslandığında tavuk ciğer daha hafif ve lezzetlidir. Daha kısa sürede piştiği için pratik yemekler kategorisine girer. 10 dk. hazırlaması, 10 dk. pişirmesi sürüyor. Piştiği sırada hazırlayacağınız basit bir salata ile 20 dk.da muazzam bir akşam yemeği hazırlamış olursunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ciğer aynı zamanda içindeki yüksek miktar lifle ihtiyacınız olan proteini sağlayacaktır. Çocuklarının iyi beslenmediğinden şikayet eden annelerin kesinlikle menülerine eklemeleri gereken bir yemek bu. Sindirilmesi uzun sürdüğü için uzun süre tokluk sağlar. Yani ızgara olarak hazırlandığında mükemmel bir diyet yemeğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilmeyenler için ne kadar ucuz olduğundan da bahsetmeden geçemeyeceğim. paketi 4 tl civarında satılan 1 paket ciğer ile 3-4 kişi doyabilir. Tamam iyi dedin, güzel dedin de ben tadına bir türlü alışamadım bunun diyenlere sesleniyorum; o kadar kusur kadı kızında da olur. Ciğeri yiyin, yedirin&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>500 gr tavuk ciğer (yürekle karışık),</li>
<li>2-3 yemek kaşığı un,</li>
<li>Tuz,</li>
<li>Yarım çay bardağı sıvıyağ.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Ciğerlerin yağlarını ve zarlarını ayıklayarak istediğiniz büyüklükte doğrayın,</li>
<li>Bolca kağıt havlunun üzerine alıp fazla suyunu aldırın,</li>
<li>Üzerine 1 tatlı kaşığı tuz gezdirip güzelce karıştırın,</li>
<li>Unu da üzerlerine serpin ve karıştırın,</li>
<li>Bir süzgeçe alıp fazla ununu eleyin,</li>
<li>Sıvıyağı bir tavada kızdırın,</li>
<li>İçine ciğerleri ekleyip arada karıştırarak iyice kızarana kadar pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/tavuk-ciger-kavurma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çilekli Cheesecake</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-cheesecake/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-cheesecake/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 07:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tatlılar]]></category>
		<category><![CDATA[cheesecake]]></category>
		<category><![CDATA[Çilek]]></category>
		<category><![CDATA[labne]]></category>
		<category><![CDATA[Peynir]]></category>
		<category><![CDATA[pınar beyaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7131</guid>
		<description><![CDATA[Ufak farklarla da olsa neredeyse her ülke de yapılan nadir yemeklerden biridir cheesecake. İsmi de pek değişiklik göstermez. Aynı anlamla yapıldığı ülkenin dilinde söylenir genelde. Ülkemizde aynen cheesecake... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-cheesecake/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake4.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7131];player=img;" title="Çilekli Cheesecake"><img class="alignnone size-full wp-image-7134" title="Çilekli Cheesecake" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake4.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ufak farklarla da olsa neredeyse her ülke de yapılan nadir yemeklerden biridir cheesecake. İsmi de pek değişiklik göstermez. Aynı anlamla yapıldığı ülkenin dilinde söylenir genelde. Ülkemizde aynen cheesecake şeklinde kullanımı yaygın olsa da peykek diyenler de vardır. Ben bizim kültürümüzde kendiliğinden ortaya çıkan bir tatlı olmadığı için (öyle olsaydı kendine has bir adı olurdu) orijinal adıyla çağrılması taraftarıyım.</p>
<p style="text-align: justify;">Cheesecake&#8217;in tarihi tam olarak bilinmese de Romalılar döneminde bile yapılan bir tatlı olduğu yazılı kaynaklarca ispatlanmaktadır. Yunanlı doktor Aegimus&#8217;un &#8220;Cheesecake Yapma Sanatı&#8221; adlı bir kitabı vardır. Marcus Porcius Cato ise yazdığı &#8220;Tarım Üzerine&#8221; kitabında iki  farklı cheesecake tarifi vermektedir.  Bunlardan biri günümüzde yapılan cheesecake tariflerine çok yakın yakın olsa da biri epey farklıdır. Bu da benim aklıma zaman içinde değişikliklere uğrayarak son halini aldığını getiriyor.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7131];player=img;" title="Çilekli Cheesecake"><img class="alignnone size-full wp-image-7132" title="Çilekli Cheesecake" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde cheesecake&#8217;iyle meşhur yerin ilk izlerinin görüldüğü ülkeden kilometrelerce uzak, hatta okyanus ötesinde bir kıta, Amerika olması ise epey enteresan gelir bana. 30 Temmuz günü her yıl &#8220;Ulusal Cheesecak Günü&#8221; olarak kutlanır Amerika&#8217;da. En az 7-8 çeşit cheesecake vardır Amerika&#8217;da. Bunlardan en bilineni New York usulü cheesecaketir. Bu tarifte peynir yerine sour cream (ekşi krema) kullanılır. Cheesecake pişirildikten sonra  ekşi krema, şeker ve vanilya çırpılarak  üzerine yayılır ve tekrar fırına verilir. Servis sırasında diğerlerinde olduğu gibi çikolata veya meyve sosu kullanılmaz çoğunlukla.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana soracak olursanız eğer bence en makbulü bol soslu olanıdır. Ama öyle dışarıdaki restoran ve cafelerde olduğu gibi boyalı, yapay tatlı soslar değil; böyle ev yapımı gerçek meyve sosları. Benim gibi peynirin tatlının içinde ne işi var yaa diyerek kısa süre öncesine kadar cheesecake yemeyi reddetmiş birini cheesecake yemeye alıştırma yöntemi de budur sanırım.</p>
<p style="text-align: justify;">Hele de tam çilek mevsiminde marketlerin meyve tezgahlarının önünden geçerken burnunuza çalınan çilek kokusuna karşı koyamıyorsanız siz de benim gibi, çilekleri cheesecake&#8217;e dönüştürüp bu büyülü kokuyu buzdolabınızda uzun süre muhafaza edebilirsiniz. Çileği çok seviyorum ama marketten aldığım mis gibi çileklerin eve gidene kadar poşetin içinde ezilip bozulup tat ve şekil değiştirmelerinden nefret ediyorum.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7131];player=img;" title="Çilekli Cheesecake"><img class="alignnone size-full wp-image-7135" title="Çilekli Cheesecake" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu yıl harika bir yöntem keşfettim bunu önlemek için. Yeni mi moda oldu ben mi yeni farkettim bilmiyorum ama bazı marketlerde küçük tahta sandıklarda satılıyor çilekler. Bu sandıklarda alındığı takdirde eve sağ salim götürebiliyorsunuz çilekleri. Bu tarif için aldığım 1 kasa çilekten sadece 1 tanesini attım bozulduğu için. Diğer hepsi dalından yeni koparılmış gibiydi. 1 kasa çilek 1.8 kg geldi. Bir kısmını cheesecakete kullanıp geri kalanını 2 dondurma kutusuna koyarak dondurucuya attım kış için.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarifi yiyeceğiniz günden 1 gün önce yapmanız gerekiyor iyice oturması için. Misafirlere yapılacaksa eğer avantaj bile sağlıyor aslında bu. Son gün sadece çileklerini dizip üzerine sosunu dökmeniz yeterli. Pişme süresi uzun olsa da hazırlanması çok pratik. Özellikle peynirli karışımı hazırlarken çok eğleniyorum ben. İçinde çok az un olan o kadar sulu bir karışımın fırına girip çıktıktan sonra o kadar katılaşması çok enteresan geliyor. Hani bir reklam vardı çocuğun biri &#8220;benim annem süper, arabada arkaya bakınca araba geri geri gidiyor&#8221; falan diye anlatıyordu. Ben de kendime aynı muameleyi yapıyorum cheesecake yaptığım zaman. Ben süperim, su gibi karışımı fırına koyuyorum kapkatı çıkıyor diyorum kendi kendime.  Sizler de kendinizi süper hissetmek isterseniz bu tarifi mutlaka deneyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7131];player=img;" title="Çilekli Cheesecake"><img class="alignnone size-full wp-image-7133" title="Çilekli Cheesecake" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/05/cilekli_cheesecake1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong>(20 cm&#8217;lik kalıp için)</p>
<ul>
<li>Taban için;</li>
<li>50 gr tereyağ,</li>
<li>1/3 su bardağı şeker,</li>
<li>1 yumurta sarısı,</li>
<li>1 su bardağı un,</li>
<li>1 paket vanilya,</li>
<li>1/2 çay kaşığı tarçın,</li>
<li>1 tutam tuz.</li>
</ul>
<p><strong>Peynirli kısım için;</strong></p>
<ul>
<li>500 gr labne,</li>
<li>200 gr pınar beyaz,</li>
<li>3 yumurta + 1 yumurta akı,</li>
<li>1,5 su bardağı pudra şekeri,</li>
<li>1 yemek kaşığı un,</li>
<li>1 yemek kaşığı nişasta,</li>
<li>2-3 damla limon suyu,</li>
<li>1 çay kaşığı limon kabuğu veya limon şekeri,</li>
</ul>
<p><strong>Üzeri için;</strong></p>
<ul>
<li>20-30 adet çilek,</li>
<li>1/3 çay bardağı şeker,</li>
<li>1 silme tatlı kaşığı nişasta,</li>
<li>1/2 çay bardağı su.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Taban için küp küp kesilmiş tereyağına şekeri ekleyip karıştırmaya başlayın,</li>
<li>Yumurta sarısını ekleyip karıştırın,</li>
<li>Un ve diğer malzemeleri de ekleyip önce top top olacak şekilde ufalayarak sonra yoğurarak kıvam verin,</li>
<li>Tereyağ ile yağladığınız 20 cm&#8217;lik kelepçeli kalıbın dibine eşit kalınlıkta yayıp dolaba kaldırın ve 30 dk dinlendirin,</li>
<li>Fırını 180 derecede ısıtıp dolaptan aldığınız tabanı vakit kaybetmeden fırına koyun,</li>
<li>25-30 dk pişirip fırından alın ve oda sıcaklığında soğumasını bekleyin,</li>
<li>Peynirli kısım için labne ve pınar beyazı iyice çırpın,</li>
<li>Yumurtaları karışıma her seferinde 1 tane ekleyerek iyice çırpın,</li>
<li>Kalan malzemeleri de ekleyerek homojen bir karışım elde edene kadar çırpın,</li>
<li>Bu karışımı soğuyan tabanın üzerine dökün,</li>
<li>170 derecede ısıttığınız fırına koyun,</li>
<li>Çatlamaması için yanına su dolu 2 küçük fırın kabı yerleştirin,</li>
<li>Yaklaşık 45 dakika pişirdikten sonra fırının ısısını sıfırlayın ancak kapağını açmayın,</li>
<li>15 dakika sonra kapağı aralayın ve bu şekilde soğumasını bekleyin,</li>
<li>Soğuduktan sonra dolaba kaldırıp 1 gece dinlendirin,</li>
<li>Ertesi gün çileklerin bir kısmını dikey olarak ikiye bölüp cheesecake&#8217;in üzerine dizin,</li>
<li>Kalan çiekleri minik minik doğrayıp şekerle birlikte bir sos tenceresine alın,</li>
<li>Kısık ateşte şeker eriyene kadar çatalla ezerek pişirin,</li>
<li>Nişastayı suyun içinde ezerek eritin,</li>
<li>Karışımı çilekli sosun içine ekleyip 5 dakika daha pişirin,</li>
<li>Ocaktan alıp ılınmasını bekleyin,</li>
<li>Ilındıktan sonra sosu çileklerin üzerini tamamen kaplayacak şekilde üzerine dökün,</li>
<li>Dolapta 1 saat dinlendirdikten sonra servis yapabilirsiniz.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/cilekli-cheesecake/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnabahar Graten</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabahar-graten/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabahar-graten/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 07:43:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[beşamel]]></category>
		<category><![CDATA[graten]]></category>
		<category><![CDATA[Karnabahar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6935</guid>
		<description><![CDATA[Bazen böyle aylar önce yapıp fotoğrafladığım tarifleri açıyorum ve fotoğraflara baktıkça kızıyorum kendime. Evet güzel fotoğraflar çekmişim ama yemeğin içi görünmüyor ne yazık ki. Şöyle bir de dilimlenmiş... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/karnabahar-graten/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabahar_graten1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6935];player=img;" title="Karnabahar Graten"><img class="alignnone size-full wp-image-6937" title="Karnabahar Graten" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabahar_graten1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bazen böyle aylar önce yapıp fotoğrafladığım tarifleri açıyorum ve fotoğraflara baktıkça kızıyorum kendime. Evet güzel fotoğraflar çekmişim ama yemeğin içi görünmüyor ne yazık ki. Şöyle bir de dilimlenmiş halini çekseymişim ne güzel olurmuş. Ama tahmin edebiliyorum neden çekmediğimi. 1-2 fotoğraf çektikten sonra. Uff hadi, ben acıktım diye sızlanmaya başladıysa yine eşim fotoğraf çekimim yarım kalmıştır muhtemelen. Belki ben de bir Ara Güler, bir Mehmet Turgut olacağım belki ama eşimin midesi önümü kapatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarifimize gelecek olursak &#8230;Her zamankinden farklı olarak üzerine ekmek kırığı serptim Amerikalıların yaptığı gibi. Kıtır kıtır bir his verdi, hoşuma gitti.   tarifin diğer kısımları bildiğiniz graten. Bilmeyenler de bu tarifi denedikten sonra öğrenecekler zaten. Etsiz yemek yemem veya yediremem diyenler içine yağsız kıyma da ekleyebilirler 200-250 gr kadar. Tadını zenginleştirmek için çeşitli sebzeler de eklenebilir karnabaharla birlikte. Damak zevkinize göre şekillendirebileceğiniz bir tarif bu kısacası. Karnabaharlar tezgahlardan kalkmadan deneyin bu tarifi derim.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabahar_graten2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6935];player=img;" title="Karnabahar Graten"><img class="alignnone size-full wp-image-6936" title="Karnabahar Graten" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabahar_graten2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 adet küçük boy karnabahar,</li>
<li>3 su bardağı süt,</li>
<li>1 adet yumurta,</li>
<li>2 yemek kaşığı un,</li>
<li>2 yemek kaşığı sıvıyağ,</li>
<li>Tuz,</li>
<li>Karabiber,</li>
<li>1 su bardağı rendelenmiş kaşar,</li>
<li>2 yemek kaşığı ekmek kırığı.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Karnabaharı çiçeklerine ayırıp diri kalacak şekilde haşlayın,</li>
<li>Suyunu süzüp fırın tepsisine dizin,</li>
<li>Ayrı bir kapta süt, yumurta, un, sıvıyağ, tuz ve karabiberi iyice karışana kadar çırpın,</li>
<li>Karışımı karnabahrşarın üzerine dökün,</li>
<li>Tepsiyi 200 derecede önceden ısıtılmış fırına verip 30 dk. pişirin,</li>
<li>Fırından çıkarıp üzerine kaşar rendesi ve ekmek kırıklarını serpin,</li>
<li>Tekrar fırına verip kızarana kadar pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabahar-graten/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ciğerli Şehriye Çorbası</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/cigerli-sehriye-corbasi/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/cigerli-sehriye-corbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 08:47:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çorbalar]]></category>
		<category><![CDATA[ciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Çorba]]></category>
		<category><![CDATA[Şehriye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6998</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sizleri çocukluğumdan kalma bambaşka bir lezzetle daha tanıştırmak istiyorum. Babaannemin en sık yaptığı çorbalardan biriydi bu. Zaten genel olarak Trakya&#8217;da fazlaca tüketilen ciğer babaannemin yemeklerinde de kendini... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/cigerli-sehriye-corbasi/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cigerli_sehriye_corbasi1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6998];player=img;" title="Ciğerli Şehriye Çorbası"><img class="alignnone size-full wp-image-6999" title="Ciğerli Şehriye Çorbası" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cigerli_sehriye_corbasi1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün sizleri çocukluğumdan kalma bambaşka bir lezzetle daha tanıştırmak istiyorum. Babaannemin en sık yaptığı çorbalardan biriydi bu. Zaten genel olarak Trakya&#8217;da fazlaca tüketilen ciğer babaannemin yemeklerinde de kendini gösterirdi. Arnavut ciğerinin yanı sıra çorbası ve kapaması en çok yapılan çeşitleridir ciğerin. Edirne&#8217;nin kendine has yaprak ciğeri de bu tarifler arasında sayılabilir belki.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar çok besleyici olsa da ciğerin seveninden çok sevmeyeni vardır. Kendine özel tadı küçükken yemeye alışmamış birine kolay kolay kabul ettirilemez. O yüzden ciğeri sevmeyen birinin çocukluğuna dönmekte fayda vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar annem yemek yedirme konusunda  hiç ısrarcı davranmamış olsa da küçüklüğümde, babaannem için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bunu yersen çok akıllı olursun bak diye diye yedirdiği beyinler mi dersiniz, margarin kutularının içine doldurup yedirmeye çalıştığı tereyağlar mı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Beyni istekli bir şekilde yememe rağmen tereyağını hala yiyememe bakacak olursak mantıklı açıklamalarla ikna edilerek yemek yedirebilinecek ama kül yutturulamayacak bir çocukmuşum. Ya da yediğim beyinler işe yaramış.</p>
<p style="text-align: justify;">Söylediklerimin üzerine pek inandırıcı gelmeyebilir ama ciğer yediremediğiniz çocuklarınıza ciğeri fotoğraftakinden de küçük şekilde doğrayarak çorba içinde yedirmeyi deneyebilirsiniz belki.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>200 gr minik doğranmış dana ciğer,</li>
<li>1 su bardağı tel şeyriye,</li>
<li>3-4 yemek kaşığı sıvıyağ,</li>
<li>1 yemek kaşığı salça,</li>
<li>1 tatlı kaşığı toz biber,</li>
<li>6 su bardağı su,</li>
<li>Tuz.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Ciğerleri sıvıyağda renkleri değişene kadar kavurun,</li>
<li>Salçayı ekleyip kokusu çıkana kadar kavurun,</li>
<li>Toz biberi ekleyip karıştırın,</li>
<li>Suyunu ekleyip karıştırın,</li>
<li>Şehriyeleri suyun içine salın,</li>
<li>Şehriyeler yumuşayana kadar orta ateşte pişirin,</li>
<li>Tuzunu ekleyip ateşten alın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/cigerli-sehriye-corbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Limon Şekeri</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/limon-sekeri/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/limon-sekeri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 08:23:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımızı Kolaylaştıranlar]]></category>
		<category><![CDATA[limon]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7029</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir ihtiyaç duyduğum ve hayatıma devam edebilmek için gerekli enerjiyi topladıktan sonra tekrar sizlerleyim. Hatırlarsanız eskiden şimdilerde takoz diye tabir edilen cep telefonlarımız vardı. Evet hiçbir özellikleri yoktu... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/limon-sekeri/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7029];player=img;" title="Limon Şekeri"><img class="alignnone size-full wp-image-7112" title="Limon Şekeri" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Uzun süredir ihtiyaç duyduğum ve hayatıma devam edebilmek için gerekli enerjiyi topladıktan sonra tekrar sizlerleyim. Hatırlarsanız eskiden şimdilerde takoz diye tabir edilen cep telefonlarımız vardı. Evet hiçbir özellikleri yoktu ama çok önemli bir avantajları vardı; şarjları 1 hafta gidiyordu. Şimdilerde telefonlarımız akıllandı, yapmadıkları tek şey akşam yemeğimiz neredeyse ama gün aşırı şarj etmemiz gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizlerde öyle olduk aslına bakarsanız. Eskiden günümüze göre ilkel sayılabilecek koşullar nedeniyle yaptığımız iş miktarı kısıtlıydı, ama çabuk yorulmuyorduk. Şu an teknoloji sağolsun1 gün içerisinde belki de 10 farklı işe bulaşıyoruz. Sabah gözümüzü açar açmaz evin ve ev ahalisinin ihtiyaçlarını karşılamakla başlayan işler iş yerine gidip toplantılara katılıp, mailler yollayıp, telefon görüşmeleri yapıp, yazışmaları halledip, belki yine ailemizden birilerini telefonla kontrol edip, birilerini birşeylere ikna edip, akşam trafiğini çekip, akşam yemeğini yapıp, sofrayı toplayıp, yatana kadar aile bireylerinin bitmek bilmeyen ihtiyaçlarını karşılamakla devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte biz de bu yüzden yeni çıkan akıllı telefonlar gibi aynı anda bir sürü işi yapıyor olsak da şarjımız erken bitiyor. Eskiden yılda bir kez çıkılan yıllık izinler şarj olmak için yeterli oluyorduysa da artık maalesef yetmiyor. Eskiden aile bireylerinin bir araya gelmesi için iple çekilen bayramlar artık tatil yapmak için kullanılmaya başlandı. O kadar vahim durumdayız ki ailelerimize ayıracak vaktimiz kalmadı. Kimbilir belki teknoloji gelişmeseydi işlerimiz bu kadar kolay hallolmayacak ama bu kadar da çok yorulmayacaktık. Ama bana göre kesin birşey var ki teknoloji bu kadar çok ilerlemeseydi daha mutlu insanlar olacaktık.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7029];player=img;" title="Limon Şekeri"><img class="alignnone size-full wp-image-7030" title="Limon Şekeri" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Tatil sonrası toplumsal mesajımı verdikten sonra yeni tariften bahsetmek istiyorum biraz. Bahsettiğim bu koşuşturmacanın içinde size yaklaşık 10 dk. kazandıracak bir tarif bu. Hani keklerin, cheesecakelerin, içeceklerin içine 1-2 damla limon sıkarız, azıcık limon kabuğu rendeleriz ya, işte artık bunun için dolabın açıp limonu çıkarıp, iyice yıkayıp, kurulayıp, kabuğunu rendeleyip, kesip, suyunu sıkıp, rendeyi yıkayıp, limonu tekrar dolaba kaldırmak için harcadığınız 10 dk sadece 30 saniyeye düşüyor. Çekmeceyi açıyor, kavanozu çıkarıyorsunuz ve yarım çay kaşığı limon şekerini ekliyorsunuz keke.</p>
<p style="text-align: justify;">10 dakikayı küçümsemeyin lütfen. Çalışan bir kadın için ev işlerinden 10 dk kazanmak inanılmaz birşey. Ha tabi bir de ben evde limon olduğunu varsayarak konuştum. Hele bir de dolabı açıp limon olmadığını görmek var. Artık böyle bir derdiniz kalmıyor neyse ki. Boş bir zamanınızda rendeleyeceğiniz birkaç limonla içinizi kolaylaştırmış oluyorsunuz. Sade kek hamurunuza 2 çay kaşığı limon şekeri ekleyerek harika bir limonlu kek elde edebilirsiniz mesela. Veya bu şekerleri iyice ezip limonlu makaron yapımında kullanabilirsiniz. Bunlar sadece benim  hayal gücümün bene bu yazıyı yazmaya başladığımdan beri sunduğu fikirler. Sizlerin sınırsız hayal gücü kimbilir daha ne fikirler verecektir size.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7029];player=img;" title="Limon Şekeri"><img class="alignnone size-full wp-image-7113" title="Limon Şekeri" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/limon_sekeri3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>4 adet limonun rendelenmiş kabukları,</li>
<li>3 yemek kaşığı şeker.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Rendelenmiş kabukları ve şekeri karıştırıp geniş bir porselen tabağın içine yayın,</li>
<li>Odanın güneş görmeyen bir köşesinde hergün 1 kez karıştırarak kuruyana kadar bekletin,</li>
<li>Rondoda çekip hava almayan bir kavanoza koyup kaldırın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/limon-sekeri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Naneli Zebra Kek</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/naneli-zebra-kek/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/naneli-zebra-kek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2012 07:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kekler & Pastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kako]]></category>
		<category><![CDATA[Kek]]></category>
		<category><![CDATA[nane]]></category>
		<category><![CDATA[zebra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7048</guid>
		<description><![CDATA[Kekin pişmemiş ve pişmiş haline baktığınızda Guinness Rekorlar Kitabı&#8217;na &#8220;en fazla kabaran kek&#8221; kategorisinde girmeyi başardığımı düşünebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız aslında, öyle bir kategori olsa kazanma şansım çok... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/naneli-zebra-kek/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7048];player=img;" title="Naneli Zebra Kek"><img class="alignnone size-full wp-image-7049" title="Naneli Zebra Kek" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Kekin pişmemiş ve pişmiş haline baktığınızda Guinness Rekorlar Kitabı&#8217;na &#8220;en fazla kabaran kek&#8221; kategorisinde girmeyi başardığımı düşünebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız aslında, öyle bir kategori olsa kazanma şansım çok yüksek olurdu bu kekle. Kendimi övdüğümü falan da düşünmeyin sakın. Marifet bende değil kabartma tozunda.</p>
<p style="text-align: justify;">Markasını verip reklam yapmak istemiyorum ama kısa bir süre önce daha önce hiç duymadığım bir markanın kabartma tozunu kullanmaya başladım. Sonuç fotoğrafta göründüğü gibi. Yaklaşık 4 katına falan çıktı kek. Yaptığım bu son kekten sonra 1 kek için 1 paket kabartma tozunun yarısını kullanmaya karar verdim.</p>
<p>Her kadın gibi ben de severim kekimin iyi kabarmasını ama bu şekilde ortası çok bombeli olunca kesilen dilimlerin şekli güzel olmuyor. Herşey kararındayken iyi kısacası.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7048];player=img;" title="Naneli Zebra Kek"><img class="alignnone size-full wp-image-7051" title="Naneli Zebra Kek" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Nane ve kakao/çikolatanın uyumunu oldum olası sevmişimdir. Bu uyumlu ikiliyi bir kekte buluşturmak nasıl aklıma geldi bilmiyorum ama evdeki nane stokunu eritmek için yapmış olmam yüksek ihtimal.</p>
<p style="text-align: justify;">Kek piştiği sırada eve gelen eşim tencereleri kontrol ettikten sonra beklediğini bulamamanın merakıyla  &#8221;burada yayla çorbası kokuyor&#8221; dedi soran gözlerle. Meali; çorbanın kokusu geliyor da kendisi nerede? Uzun bir süre gülmekten cevap veremedim. Biraz da bozulmadım değil hani. Ben büyük hevesle bir kek yapmışım, adam kalkmış çorba kokuyor diyor. Kekin çorbayla karıştırılacak bir kokusu olmasına mı yoksa benim gibi yemek ve mutfağa düşkün birinin sırf ikisinde de nane var diye yayla çorbasıyla keki birbirine karıştırabilmesine mi üzüleyim bilemedim. Çaresiz, gülüp geçmeye karar verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz da lezzetinden bahsetmem gerekirse; yediğim en ferah kekti kendisi. Çünkü bu keke kadar ferah bir kek yememiştim. Taze nane özünden hiçbirşey kaybetmeden lezzetlendirmişti keki. Yedikten sonra dişlerinizi fırçalamışsınız veya nane şekeri yemişsiniz gibi bir ferahlık bırakıyor nefeste. Uzun lafın kısası farklı lezzetlere açık olanlar için denemeye değer.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7048];player=img;" title="Naneli Zebra Kek"><img class="alignnone size-full wp-image-7050" title="Naneli Zebra Kek" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/naneli_zebra_kek2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>3 yumurta,</li>
<li>1 su bardağı şeker,</li>
<li>1 su bardağı süt,</li>
<li>1/2 su bardağı sıvıyağ,</li>
<li>2,5 su bardağı + 1 yemek kaşığı un,</li>
<li>1 paket vanilya,</li>
<li>1 paket kabartma tozu,</li>
<li>1 yemek kaşığı kakao,</li>
<li>1/2 demet nane.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Yumurtaları şekerle birlikte çırpın,</li>
<li>Süt ve yağı ekleyip çırpın,</li>
<li>2,5 su bardağı un, kabartma tozu ve vanilyayı yavaş yavaş ekleyerek çırpın,</li>
<li>Karışımın yarısını ayrı bir kaba alıp kakaoyu ekleyin ve çırpın,</li>
<li>Naneyi yıkayıp robotta çekip 1 yemek kaşığı unla birlikte kalan karışıma ekleyip çırpın,</li>
<li>Karışımları, yağladığınız kelepçeli kalıba bir miktar kakaolu karışımdan bir miktar naneli karışımdan olacak şekilde bütün hamur bitene kadar dökün,</li>
<li>200 derecede önceden ısıtılmış fırında kürdan temiz çıkana kadar pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/naneli-zebra-kek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata Cenneti Chocolaterie A L&#8217;etoile D&#8217;or</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/cikolata-cenneti/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/cikolata-cenneti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 06:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezdim Gördüm]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7063</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ay blogta verdiğim 1 haftalık aranın iş nedeniyle Paris&#8217;e yaptığım ziyaret olduğunu belirtmiştim yazılarımdan birinde. Yine aynı yazıda sizler için de ziyaret ettiğim bir yerden bahsetmiştim. Uzun... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/cikolata-cenneti/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7064" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Geçen ay blogta verdiğim 1 haftalık aranın iş nedeniyle Paris&#8217;e yaptığım ziyaret olduğunu belirtmiştim yazılarımdan birinde. Yine aynı yazıda sizler için de ziyaret ettiğim bir yerden bahsetmiştim. Uzun sürmüş olsa da nihayetinde fotoğrafları toparlayabildim. Ünlü blogger ve yemek kitabı yazarı David Lebovitz&#8217;in de blogunda ve kitaplarında bahsettiği küçük bir çikolata dükkanı burası. Farklı aromalara sahip envai çeşit çikolata barındırıyor raflarında.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7065" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Taneyle satılıyor çikolatalar. İstediğiniz çikolatadan istediğiniz kadar satın alabiliyorsunuz. Kalıp çikolataları kalıbıyla almak zorunda değilsiniz, dilerseniz bir parça kestirebiliyorsunuz.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7066" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Hangi çikolatanın neyli olduğunu sormadan bilmek çok zor. Sade gibi görünen bir çikolatanın içinden akışkan bir meye kreması çıkması hiç şaşırtıcı değil.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci4.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7067" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci4.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Bizim gittiğimiz dönem tam paskalya bayramı öncesi olduğu için marketler dahil, her yerde yumurta ve tavşan şeklinde çikolatalar vardı.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci5.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7068" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci5.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Etiketlerden anlaşılacağı üzere fiyatları normalin üzerinde. Şu gördüğünüz yumurtalardan sadece biri yaklaşık 70 tl.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci6.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7069" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci6.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Ama oraya kadar gitmişken birkaç parça &#8220;hatıra&#8221; almadan çıkmak istemiyor insan.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci8.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7070" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci8.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>Hediye paketi yaptırmak isterseniz sevdikleriniz için fotoğrafta görünen şirin karikatürlü kağıtlara sarıyorlar aldığınız çikolataları.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci10.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7071" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci10.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Çikolatanın yanı sıra farklı karamel türleri de mevcut. Sağda görünen şişelerden birini almaktan geri duramadım ben de bir karamel delisi olarak. Pasta yapmak için almıştım ilk etapta aslında. Ama çok daha farklı bir tatlıya alet oldu kendisi. Yakında tarifi gelecektir merak etmeyin.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci11.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7072" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci11.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Dükkanı fotoğrafta gördüğünüz sevimli teyze işletiyor. Çat pat İngilizcesi ve kocaman yüreğiyle elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor müşterilerine. İki kişinin anlaşması için aynı dili konuşmalarına gerek olmadığını gösterdi bana onun Fransızca benim İngilizce olarak sürdürdüğümüz diyalogumuzda.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci12.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7063];player=img;" title="Chocolaterie A L'etoile D'or"><img class="alignnone size-full wp-image-7073" title="Chocolaterie A L'etoile D'or" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/cikolataci12.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu Paris ziyaretinin bana en büyük sürprizi bu sevimli dükkanın kaldığımız otele 10 dk&#8217;lık yürüyüş mesafesinde oluşu oldu. Böylece diğer günler geç biten toplantılardan sonra kapanmadan yetişmemin mümkün olmayacağı dükkana dönüş günü sabah uçağa doğru yola koyulmadan yarım saat önce uğrama fırsatı bulabildim. Paris&#8217;e yolu düşecek olup ziyaret etmek isteyenler için adresi aşağıda. Blanche Metro durağında indikten sonra Moulin Rouge&#8217;u arkanıza alıp Buffalo Grill ve Mono Prix&#8217;in arasındaki sokaktan (rue Pierre Fontaine) aşağı yürürken sağ tarafta kalıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">30, rue Pierre Fontaine 75009 Paris<br />
01 48 74 59 55</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/cikolata-cenneti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağlı Enginar</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/zeytinyagli-enginar/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/zeytinyagli-enginar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 09:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zeytinyağlılar]]></category>
		<category><![CDATA[enginar]]></category>
		<category><![CDATA[garnitür]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinyağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7053</guid>
		<description><![CDATA[En pahalı sebze sanırım enginar. Bana kalırsa zengin yemeği hatta. Tane usulü satılan başka da sebze yok sanırım. Evet yerken değiyor belki ama satın alırken eliniz cebinize gitmiyor... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/zeytinyagli-enginar/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7053];player=img;" title="Zeytinyağlı Enginar"><img class="alignnone size-full wp-image-7054" title="Zeytinyağlı Enginar" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">En pahalı sebze sanırım enginar. Bana kalırsa zengin yemeği hatta. Tane usulü satılan başka da sebze yok sanırım. Evet yerken değiyor belki ama satın alırken eliniz cebinize gitmiyor açıkçası.Farklı marketlerde daha ucuza satılanları da vardır eminim ama ben pazardan aldım ve tanesine 2 tl verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">Pazarda daha sık bir devir daim olduğu için herşeyin daha tazesini bulabileceğime inandığım için ilkbahar ve yaz mevsimlerinde pazardan alışveriş yapmayı tercih ediyorum. Kışın pazar ve marketlerin pek bir farkı kalmıyor zaten. Pazarda tek hoşlanmadığım şey her zaman daha fazlasını satmaya çalışan ısrarcı pazarcılar. Enginarları aldığım sırada pazarcı &#8220;bakla da vereyim mi abla, baklasız mı yapacaksın bunu&#8221; dedi.  Yok ben garnitürlü pişireceğim dedim. Adamın da çok umrundaydı sanki benim enginarları nasıl pişireceğim. Oradan tutturamayınca bir demet dereotu sattı. Ona ihtiyacım olduğu için itiraz etmedim. Ama onu da almasaydım ne satmaya çalışacaktı onu da merak etmiyor değilim.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7053];player=img;" title="Zeytinyağlı Enginar"><img class="alignnone size-full wp-image-7055" title="Zeytinyağlı Enginar" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Garnitür malzemeleriyle tek tek uğraşmamak için hazır garnitür kullandım ben. Ancak siz evde pişirecekseniz eğer. Malzemeleri enginardan ayrı bir tencerede pişirmenizi tavsiye edeceğim. Zira bir rivayete göre bezelyeler enginarı karartıyormuş pişerken.</p>
<p style="text-align: justify;">Sunum açısından bütün olarak pişirmek göz doyurduğu halde, estetik kaygılarınız yoksa eğer enginarları doğrayarakta pişirebilirsiniz. Hem daha kısa sürede pişecek, hem de tüm malzemelerle daha iyi harmanlanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Limonlu su enginarların kararmasını engellemektedir. O yüzden suyun dışında uzun süre tutmamaya çalışın. Lezzetini değiştirmeyecek olsa da iştah açıcılığını yitirecektir kararmış enginarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230; </p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7053];player=img;" title="Zeytinyağlı Enginar"><img class="alignnone size-full wp-image-7056" title="Zeytinyağlı Enginar" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/zeytinyagli_enginar3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>4 adet enginar,</li>
<li>1 adet soğan,</li>
<li>1 adet limon,</li>
<li>200 gr garnitür,</li>
<li>4-5 yemek kaşığı zeytinyağ,</li>
<li>6 su bardağı su,</li>
<li>1 tatlı kaşığı şeker,</li>
<li>1 tatlı kaşığı tuz,</li>
<li>1 tatlı kaşığı un,</li>
<li>Süslemek için dereotu.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Su ve limon suyunu derin bir kaba alıp iyice yıkadığınız enginarları içine salın,</li>
<li>Un, tuz ve şekeri bir kasede enginarların suyundan 1 su bardağı kadar ekleyerek karıştırın,</li>
<li>Soğanı minik minik doğrayın,</li>
<li>Geniş bir tencerede zeytinyağ ile kavurun,</li>
<li>Unlu suyu ekleyip karıştırın,</li>
<li>Enginarları tencereye alın,</li>
<li>Kalan suyu ekleyin,</li>
<li>Kısık ateşte enginarlar yumuşayana kadar pişirin,</li>
<li>Çukurlarını garnitürle doldurun,</li>
<li>Bir kaşık yardımıyla üzerlerine suyundan gezdirin,</li>
<li>Kapağını kapatıp 5 dakika daha pişirin ve ateşten alın,</li>
<li>Soğuyana kadar kapağını açmayın,</li>
<li>Dereotu ile süsleyerek servis yapın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/zeytinyagli-enginar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saksıda Puding</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/saksida-puding/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/saksida-puding/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2012 06:57:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tatlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[nane]]></category>
		<category><![CDATA[puding]]></category>
		<category><![CDATA[saksı]]></category>
		<category><![CDATA[Tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7015</guid>
		<description><![CDATA[Çiçek yetiştirme konusunda her ne kadar bilgi ve tecrübenin de önemi olsa bence en önemli şey kişinin eli bence. İnsanın elleriyle çiçeklere verdiği enerjidir belki bu etkiyi yaratan. Bilimsel... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/saksida-puding/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7015];player=img;" title="Saksıda Puding"><img class="alignnone size-full wp-image-7017" title="Saksıda Puding" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Çiçek yetiştirme konusunda her ne kadar bilgi ve tecrübenin de önemi olsa bence en önemli şey kişinin eli bence. İnsanın elleriyle çiçeklere verdiği enerjidir belki bu etkiyi yaratan. Bilimsel açıklaması nedir bilmiyorum ama Türkçesi insanın elini attığı şey kurumayacak benimki gibi, eğer çiçek yetiştirmek istiyorsa.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben aslında eskiden böyle değildim. Yaz tatillerinde eve gider gitmez komşulardan çeşit çeşit çiçek dalları toplar, ekerdim. İstisnasız hepsi tutardı ve sadece 3 ayda harika çiçeklerim olurdu. Ne zaman tersine döndü bu tam olarak bilmiyorum. Ama şu an kelimenin tam manasıyla dokunduğum çiçek kuruyor.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7015];player=img;" title="Saksıda Puding"><img class="alignnone size-full wp-image-7018" title="Saksıda Puding" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Son iki yılda kaç tane çiçek kuruttum sayısını unuttum. Sonunda gidip İkea&#8217;dan plastik bir çiçek aldım evin sevdiğim bir köşesindeki dekorasyonu tamamlamak için. Elimden geldiğince uzak durmaya çalışıyorum canlı çiçeklerden. Ne çiçekler ziyan oluyor, ne de ben üzülüyorum böylece.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7015];player=img;" title="Saksıda Puding"><img class="alignnone size-full wp-image-7019" title="Saksıda Puding" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Çiçek yetiştiremiyorum ama iyi yaptığım birşey var; yemek pişirmek. Ben de en iyi bildiğim yöntemle çiçek yetiştirmeye karar verdim. Üstelik yenebiliyor bu çiçekler. Orijinal fikir Martha Stewart&#8217;a ait. Bisküvi kırıntılarının içine taş efekti vermesi için ceviz kırığı eklemek benim fikrim.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben sizlerin tam olarak görmesi için bir kısmını tam kaplarda hazırladım. Ancak siz misafirlerinize ikram sırasında küçük bir şok yaşatmak istiyorsanız servisi cam değil porselen kaplarda yapın. Fotoğraflarda da göreceğiniz üzere porselen kaplarda olanlar tam birer çiçek saksısı oldu. Yerken de taze naneyi mutlaka katık edin pudinginize, inanılmaz güzel bir lezzet katıyor çünkü.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding4.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7015];player=img;" title="Saksıda Puding"><img class="alignnone size-full wp-image-7016" title="Saksıda Puding" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/saksida_puding4.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 lt süt,</li>
<li>3 yemek kaşığı un,</li>
<li>2 yemek kaşığı nişasta,</li>
<li>1 yumurta,</li>
<li>6 yemek kaşığı şeker,</li>
<li>2 yemek kaşığı kakao,</li>
<li>100 gr bitter çikolata,</li>
<li>1 tepeleme tatlı kaşığı tereyağ,</li>
<li>1/2 paket kakaolu bisküvi,</li>
<li>1/2 çay bardağı çekilmiş ceviz.</li>
<li>Taze nane.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Un ve nişastayı bir tencereye alın,</li>
<li>1 su bardağı su ekleyip nişastayı ve unu iyice ezin,</li>
<li>Kalan sütü, kakaoyu, şekeri ve yumurtayı ekleyip pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın,</li>
<li>Ocağa alıp orta ateşte koyulaşana kadar karıştırarak pişirin,</li>
<li>Ateşten alıp çırpma teli ile çırparak soğutup servis kaplarına alın,</li>
<li>Bisküvileri robotta un haline gelene kadar çekin,</li>
<li>Bisküvi unu ve çekilmiş cevizleri karıştırın,</li>
<li>Bu karışımı puding kaplarının üzerine paylaştırın,</li>
<li>Her bir kabın ortasına birer dal nane dikin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/saksida-puding/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fırında Kızarmış Tavuk</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/firinda-kizarmis-tavuk/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/firinda-kizarmis-tavuk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Apr 2012 07:42:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ana Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Patates]]></category>
		<category><![CDATA[Soğan]]></category>
		<category><![CDATA[Tavuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6804</guid>
		<description><![CDATA[Dükkanların vitrinlerinde dönüp duran tavuk çevirmeleri gördükçe özenmişimdir her daim. Hele ki etrafa yaydığı o mis koku beni benden alır. Ne var ki o tavukları yemek tam bir... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/firinda-kizarmis-tavuk/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/firinda_butun_tavuk1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6804];player=img;" title="Fırında Kızarmış Tavuk"><img class="alignnone size-full wp-image-6805" title="Fırında Kızarmış Tavuk" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/firinda_butun_tavuk1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Dükkanların vitrinlerinde dönüp duran tavuk çevirmeleri gördükçe özenmişimdir her daim. Hele ki etrafa yaydığı o mis koku beni benden alır. Ne var ki o tavukları yemek tam bir hayal kırıklığıdır. Genellikle saatlerce ısıya maruz kalmış ve tüm yağlarını akıtmış olduklarından kurumuş olurlar.  </p>
<p style="text-align: justify;">Evde böyle bir düzeneğe sahip olup yeteri kadar pişirip mükemmel tavuk çevirmeyi yapabilmeyi istemiştim oldum olası. Bunun için özel bir düzeneğe sahip olmak gerekmediğini ve bu kadar kolay olduğunu bilseydim bu kadar yıl beklemezdim inanın. Pişmesi uzun sürse de hazırlaması en fazla 10 dk. Kapağı açtığınız an hissettiğiniz mutluluk ve gurur paha biçilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Tamamen kendi su ve yağıyla pişiyor olmasının verdiği yoğun lezzeti anlatmaya gerek bile duymuyorum zaten. Hiç çekinmeyin suyuna ekmek bana bana yiyin. Yanına hazırlayacağınız pilav ve ayranla mükemmel bir menüye sahip olacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Patateslerin hakkını da yemek istemiyorum. Onların da çok lezzetli olduğunu belirtmeden duramayacağım. Daha geniş bir fırın kabında patates sayısını arttırarak pişirebilirsiniz yemeği. Kapaklı fırın kabınız yoksa eğer üzerini alüminyum folyoyla kapamayı deneyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/firinda_butun_tavuk2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6804];player=img;" title="Fırında Kızarmış Tavuk"><img class="alignnone size-full wp-image-6806" title="Fırında Kızarmış Tavuk" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/firinda_butun_tavuk2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 adet bütün tavuk,</li>
<li>2-3 adet küçük boy patates,</li>
<li>2 adet orta boy soğan,</li>
<li>1 tatlı kaşığı salça,</li>
<li>1 tatlı kaşığı yoğurt,</li>
<li>1 yemek kaşığı zeytinyağ,</li>
<li>Taze çekilmiş karabiber, tuz, ,</li>
<li>2-3 adet defne yaprağı,</li>
<li>3 diş sarımsak.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Soğanları 8&#8242;er parçaya bölüp fırın tenceresine dizin,</li>
<li>Salça, yoğurt, zetinyağ, karabiber ve tuzu bir kasede karıştırın,</li>
<li>Hazırladığınız bu sosla tavuğu ve patatesleri güzelce yağlayınve soğanların üzerine alın,</li>
<li>Defne yapraklarını ve sarımsakları tavuğun yan taraflarına koyun,</li>
<li>Kapağını kapatıp 200 derecede önceden ısıttığınız fırına verin,</li>
<li>2,5-3 saat boyunca kapağını açmadan pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/firinda-kizarmis-tavuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/beyaz-peynirli-cevizli-yesil-salata/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/beyaz-peynirli-cevizli-yesil-salata/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 06:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Salatalar & Mezeler]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz peynir]]></category>
		<category><![CDATA[Ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[kuş üzümü]]></category>
		<category><![CDATA[kuzukulak]]></category>
		<category><![CDATA[marul]]></category>
		<category><![CDATA[roka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=7007</guid>
		<description><![CDATA[Haftanın ilk günü&#8230; Tartılar pek iç açıcı haberler vermedi hiçbirimize. Bugünden itibaren hafif beslenmeye karar verdik. Yaz da geldi artık. İnce kıyafetler fazlalıkları saklamada pek başarılı değil maalesef.... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/beyaz-peynirli-cevizli-yesil-salata/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7007];player=img;" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata"><img class="alignnone size-full wp-image-7013" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Haftanın ilk günü&#8230; Tartılar pek iç açıcı haberler vermedi hiçbirimize. Bugünden itibaren hafif beslenmeye karar verdik. Yaz da geldi artık. İnce kıyafetler fazlalıkları saklamada pek başarılı değil maalesef. O zaman ne yapıyoruz? Akşam yemeklerini salatayla geçiriyoruz. Salatayla karın mı doyar diyenler için güzel bir cevabım var bugün. İçindeki peynir, ceviz gibi doyurucu gıdalarla salatayı daha kullanıcı dostu bir hale getiriyor bu tarif. Yanına yenecek 1 dilim kepekli ekmekle pekala güzel bir öğlen veya akşam yemeği olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle ekşi lezzetleri sevenler için inanılmaz bir lezzet var içinde; kuzukulak. Bizim oralarda çok yetişen bir ottur. Yağmur düşer düşmez kuzukulaklar da bitiverir kuytularda. Salatalara eklemeye de gerek duyulmaz. Benim marketten aldığım kuzukulakların beşte biri büyüklüğündeki yapraklar tuza bana bana yenilir yeşil erik misali.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7007];player=img;" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata"><img class="alignnone size-full wp-image-7012" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Marketten aldıklarım benim için &#8220;kart&#8221; kategorisine girdiği için salataların içinde tüketmeyi tercih ediyorum. Bir an önce de memleketime gidip yerden toplayarak yemeyi diliyorum. Ablamla tam birer kuzukulak ve yeşil erik delisiyizdir. Bir rivayete göre annem bize hamileyken çok kuzukulak yediği için böyle olmuşuz. Keşke mevsimi olmayan birşeyler yeseydi de ben kışları gözümün önünde dönen yeşil eriklerle geçirmeseydim.</p>
<p style="text-align: justify;">Haftasonu ilk eriğimi yedim bu arada. Çekirdekleri henüz olgunlaşmamış, lezzetleri de tam gelmemiş ama nefsimi az da olsa köreltti yarım kilo erik. Son 2 erik kala eşime dönüp &#8220;sen yemeyecektin di mi?&#8221; diye sormayı da ihmal etmedim. Çok düşünceliyimdir, boğazımdan geçmez onsuz. Ama söz konusu 1 yıl aradan sonra yenen erik olunca durum biraz değişiyor sanırım.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-7007];player=img;" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata"><img class="alignnone size-full wp-image-7011" title="Beyaz Peynirli Cevizli Yeşil Salata" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/04/beyaz_peynirli_yesil_salata3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong> Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1/2 demet roka,</li>
<li>1/2 demet kuzukulak,</li>
<li>5-6 yaprak marul,</li>
<li>2 dilim beyaz peynir,</li>
<li>1/2 çay bardağı çekilmiş ceviz,</li>
<li>1/2 çay bardağı kuş üzümü,</li>
<li>Zeytinyağ,</li>
<li>Nar ekşisi,</li>
<li>Tuz.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Yeşillikleri yıkayıp kurutun,</li>
<li>Kalın kalın doğrayın,</li>
<li>Zeytinyağ ve nar ekşisi gezdirin,</li>
<li>Tuz ekleyip karıştırın,</li>
<li>Peyniri küp küp doğrayıp salatanın üzerine dizin,</li>
<li>Ceviz ve kuş üzümünü serpin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/beyaz-peynirli-cevizli-yesil-salata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnabaharlı Krep</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabaharli-krep/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabaharli-krep/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 07:15:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kahvaltılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Karnabahar]]></category>
		<category><![CDATA[Krep]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6927</guid>
		<description><![CDATA[Eski rutinime ayıracak vakit bulabildiğim için çok mutluyum bugün. Aramıza yeni katılanların bilmemesi normal ama bir süre öncesine kadar Cuma günleri kahvaltı günüydü. Haftasonu kahvaltı sofralarında keyifle yensin... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/karnabaharli-krep/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabaharli_krep1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6927];player=img;" title="Karnabaharlı Krep"><img class="alignnone size-full wp-image-6929" title="Karnabaharlı Krep" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabaharli_krep1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Eski rutinime ayıracak vakit bulabildiğim için çok mutluyum bugün. Aramıza yeni katılanların bilmemesi normal ama bir süre öncesine kadar Cuma günleri kahvaltı günüydü. Haftasonu kahvaltı sofralarında keyifle yensin diye kahvaltılık tarifler veriyordum. Umarım bundan sonra kesintiye uğramaz bu rutinimiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünki tarifimiz hem sebzeli hem keyifli bir tarif. Birçoklarımız için bu iki kriterin aynı yemekte bulunması mucize gibi gelebilir. Malumunuz toplum olarak sebzelere karşı güçlü bir direncimiz var. Ben bunu ailedeki yeme alışkanlıklarına ve annelerin ısrarcı tutumuna bağlıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Evde çocuklar için örnek teşkil eden &#8220;baba&#8221; figürü karnabahar yemezken anneler çocuklarına karnabahar yemeleri için baskı yapıyor örneğin. Çocuk çocuktur evet ama &#8220;bu iyi birşey olsa babam yerdi&#8221; diye düşünemeyecek kadar aptal değildir. Çocuklar söyleneni değil gördüklerini yaparlar, taklit ederek öğrenirler. </p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle çocukların ağzına zorla yemek tıkıştırmak yerine birlikte yemek yiyin. Gözlemlediğim kadarıyla anneler çocuklarını beslemeye çalışırken kendileri aç kalıyor.  Çocuklar annelerini yemek yerken hiç görmüyor ki bunun herkesin yaptığı normal birşey olduğunu anlasın.  </p>
<p style="text-align: justify;">Uçaklarda bile oksijen maskelerini önce kendinize ardından çocuğunuza takmanız gerekiyor. Yani yarın sabah bu krepleri yaptığınız zaman oturun önce kendiniz yiyin, ardından çocuklarınızı besleyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabaharli_krep2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6927];player=img;" title="Karnabaharlı Krep"><img class="alignnone size-full wp-image-6928" title="Karnabaharlı Krep" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/karnabaharli_krep2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 adet yumurta,</li>
<li>1 su bardağı süt,</li>
<li>3 tepeleme yemek kaşığı un,</li>
<li>1 su bardağı ezilmiş karnabahar,</li>
<li>1 yemek kaşığı sıvıyağ,</li>
<li>1 tepeleme çay kaşığı tuz,</li>
<li>1 tepeleme çay kaşığı kabartma tozu,</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Yumurtaya tuzu ekleyerek iyice çırpın,</li>
<li>Sütü ve sıvıyağı ekleyip çırpın,</li>
<li>Un ve kabartma tozunu yavaş yavaş ekleyerek pürüzsüz bir kıvam elde edene kadar çırpın,</li>
<li>Karnabaharı ekleyip karıştırın,</li>
<li>Yanmaz bir tavayı iyice kızdırın,</li>
<li>Tavaya istediğiniz genişlikte hamur dökerek arkalı önlü kızartın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/karnabaharli-krep/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezilmiş Patates</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/ezilmis-patates/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/ezilmis-patates/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 06:49:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Salatalar & Mezeler]]></category>
		<category><![CDATA[ezilmiş patates]]></category>
		<category><![CDATA[Haşlanmış]]></category>
		<category><![CDATA[karabiber]]></category>
		<category><![CDATA[Patates]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6931</guid>
		<description><![CDATA[Et, tavuk, balık yemeklerinin en güzel garnitürüdür patates. Salatası olur, püresi olur nasıl yaparsanız öyle olur ama her türlüsü güzel olur. Bu da Amerikalıların &#8220;smashed potatoes&#8221; dedikleri bir... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/ezilmis-patates/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/firinda_ezilmis_patates1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6931];player=img;" title="Ezilmiş Patates"><img class="alignnone size-full wp-image-6933" title="Ezilmiş Patates" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/firinda_ezilmis_patates1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Et, tavuk, balık yemeklerinin en güzel garnitürüdür patates. Salatası olur, püresi olur nasıl yaparsanız öyle olur ama her türlüsü güzel olur. Bu da Amerikalıların &#8220;smashed potatoes&#8221; dedikleri bir garnitür.  Çok basit bir hazırlanışı olması ve inanılmaz lezzetli oluşunun yanı sıra çok eğlenceli bir görüntüye sahip. Daha da iyisi bunu hazırlarken her bir patatesi sevmediğiniz birinin yerine koyup istediğiniz kadar ezebilirsiniz. Yanlış anlamayın cani falan değilim sadece modern çağın getidiği stresle başa çıkmak  için modern yöntemler geliştirmeye çalışıyorum kendi çapımda.</p>
<p style="text-align: justify;">Yemek yapmayı sevmeyenler için de iyi bir motivasyon olabilir bu düşünce tarzı. Bakış açınızı değiştirin kısacası. Mutfağı kendinize eziyet alanı olarak görmekten vazgeçip yemek yapma süreçlerini eğlenceli oyunlara dönüştürün. Öncelikle uzun ve zor yemeklerden uzak durun. Korkuların üzerine gitmek işe yarayabilir psikolojide ama nefretin üzerine gitmek onu kalıcı kılmaktan başka bir işe yaramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yemeklerin üzerine komik süslemeler yapın ya da yemeklerinize komik isimler verin. Sosyla medyayla haşır neşirseniz eğer yaptığınız yemekleri paylaşın arkadaşlarınızla. Alacağınız en ufak övgü motivasyonunuzu arttıracaktır. Etrafınızdaki insanlar yorum yapmaktan kaçınıyorsa ısrarla görüşlerini sorun. Kötü yorumlar almak bile hırs yapmanızı sağlayıp motivasyonunuzu yükseltebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/firinda_ezilmis_patates2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6931];player=img;" title="Ezilmiş Patates"><img class="alignnone size-full wp-image-6932" title="Ezilmiş Patates" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/firinda_ezilmis_patates2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>6 adet küçük boy kabuklu patates,</li>
<li>Haşlamak için su,</li>
<li>Karabiber,</li>
<li>Tuz,</li>
<li>Zeytinyağ.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Patatesleri haşlayın,</li>
<li>Kurulayıp yağlı kağıt erdiğiniz bir tepsiye alın,</li>
<li>Patates ezici yardımıyla parçalamadan bastırın,</li>
<li>Üzerlerine zeytinyağ gezdirin,</li>
<li>Tuz ve taze çekilmiş karabiber serpin,</li>
<li>220 derecede ısıtılmış fırına verip kenarları kızarmaya başlayana kadar pişirin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/ezilmis-patates/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doughnut (Donat)</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/doughnut-donat/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/doughnut-donat/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 08:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamur İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurabiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[alman çöreği]]></category>
		<category><![CDATA[donat]]></category>
		<category><![CDATA[hamur kızartma]]></category>
		<category><![CDATA[un şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6793</guid>
		<description><![CDATA[Sizleri bilmiyorum ama donat deyince benim aklıma direkt olarak Amerikan polisleri geliyor. Hollywood filmlerinde görmeye en alışık olduğumuz sahnelerden biri polis memurunun elinde bir kutu donatla ofise girip ortağına &#8220;günaydın... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/doughnut-donat/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6793];player=img;" title="Donat"><img class="alignnone size-full wp-image-6795" title="Donat" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat1.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sizleri bilmiyorum ama donat deyince benim aklıma direkt olarak Amerikan polisleri geliyor. Hollywood filmlerinde görmeye en alışık olduğumuz sahnelerden biri polis memurunun elinde bir kutu donatla ofise girip ortağına &#8220;günaydın ahpab, sana  sevdiğin donatlardan aldım&#8221; demesidir.   Sabah donat yerler, öğlen sosisli sandviç, haftasonları da barbekü yaparlar. Bugüne kadar başka birşey yedikleri görülmemiştir bu filmlerde.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama maşallah hepsi &#8220;eski donanma mensubu&#8221; çakı gibi adamlar. Biz burada dengeli beslenelim, aman sebzesiz, meyvesiz gün geçirmeyelim diye didinmemize rağmen &#8220;balık etli&#8221;/&#8221;türk kaslı&#8221; insanlar olarak geçirirken ömrümüzü, bu adamlar kas&#8217;ım kas&#8217;ım dolanıyor filmlerde.</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6793];player=img;" title="Donat"><img class="alignnone size-full wp-image-6802" title="Donat" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat3.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu tespiti yapar yapmaz hemen mutfağa attım ben kendimi. Dedim ki işin sırrı donatlarda olsa gerek. İç seslerimden biri de çıkıp yıllarca Temel Reis&#8217;e bakarak ıspanak yedin de n&#8217;oldu diye sormadı tabi o sırada. Neyse efendim ben yaptım donatları, bir güzel de yedim. Başladım beklemeye kaslarım çıksın diye. Hiçbir şey olmadı doğal olarak. Şimdi yeni planım haftasonu barbekü yapmak. İşe yararsa sizlerle paylaşırım merak etmeyin:)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada benim donatlarım filmlerdeki gibi tombul tombul olmadı farkettiğiniz üzere. Türk&#8217;lüğümden ödün vermeyerek malzemeden çaldığımı düşünmeyin sakın. Ortasını çıkaracak daha küçük bir kalıp bulamadığımdan çay bardağıyla yaptım. şimdi düşünüyorum da bir şişe kapağıyla bile yapabilirmişim. Bir daha ki sefere de öyle denerim artık.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6793];player=img;" title="Donat"><img class="alignnone size-full wp-image-6794" title="Donat" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/02/donat2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 yumurta,</li>
<li>1 yemek kaşığı tereyağ,</li>
<li>3/4 su bardağı ılık süt,</li>
<li>1/4 su bardağı ılık su,</li>
<li>1 paket maya,</li>
<li>1/4 su bardağı şeker,</li>
<li>4-5 su bardağı un,</li>
<li>Kızartmak için yağ,</li>
<li>Üzeri için şeker, tarçın, çikolata, şekerleme.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>3 su bardağı unu derin bir karıştırma kabının içine alın,</li>
<li>Ayrı bir yerde süt, su ve erimiş tereyağını karıştırın,</li>
<li>Şeker ve mayayı una ekleyerek karıştırın,</li>
<li>Ortasını çukur yapıp yumurtayı kırın ve yavaş yavaş karıştırmaya başlayın,</li>
<li>Sütlü karışımı da yavaş yavaş ekleyerek hamuru yoğurmaya başlayın,</li>
<li>Çok sert olmayan bir hamur elde edene kadar yoğurun,</li>
<li>Üzerini unlayıp bir bezle kapatın ve ılık bir köşeye alın,</li>
<li>Hamur iki katına çıkana kadar dinlendirin,</li>
<li>Hamuru 2 parçaya ayırın,</li>
<li>1 parçasını unladığınız tezgaha alıp açın,</li>
<li>Yuvarlak bir kalıpla kesin,</li>
<li>Kestiğiniz parçaların ortasını da daha küçük yuvarlak bir kalıpla kesin,</li>
<li>Kestiğiniz parçaların üzerini bir bezle örtüp yarım saat daha dinlendirin,</li>
<li>Yağı tavada kızdırıp donatları arkalı önlü kızartın,</li>
<li>Süzgece alıp yağını süzdürün,</li>
<li>Şekerli-tarçınlılar için şeker ve tarçını bir kapta karıştırın,</li>
<li>Donatlar soğumadan bu karışıma bulayıp servis tabağına alın,</li>
<li>Çikolatalılar için 150 gr çikolatayı ben mari usulü eritin,</li>
<li>Donatların üzerine çikolata döküp renkli şekerlemelerle süsleyin.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/doughnut-donat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mascarpone Peyniri</title>
		<link>http://www.kevserinmutfagi.com/mascarpone-peyniri/</link>
		<comments>http://www.kevserinmutfagi.com/mascarpone-peyniri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 09:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kevser</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımızı Kolaylaştıranlar]]></category>
		<category><![CDATA[mascarpone]]></category>
		<category><![CDATA[Peynir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiramisu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kevserinmutfagi.com/?p=6895</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir hiç bu kadar ara vermemiştim ama tam bir haftadır sizlerle olmam mümkün olmadı. İş dolayısıyla bir dizi toplantıya katılmak üzere Paris&#8217;e gittim. Yoğun günlerden sonra son... <a href="http://www.kevserinmutfagi.com/mascarpone-peyniri/">Devamı... &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone11.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6895];player=img;" title="Mascarpone"><img class="alignnone size-full wp-image-6941" title="Mascarpone" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone11.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Uzun süredir hiç bu kadar ara vermemiştim ama tam bir haftadır sizlerle olmam mümkün olmadı. İş dolayısıyla bir dizi toplantıya katılmak üzere Paris&#8217;e gittim. Yoğun günlerden sonra son günümde sizlerin de ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir çikolata dükkanını ziyaret etme fırsatı buldum. Fotoğraflarıyla birlikte en yakın zamanda paylaşmak istiyorum sizlerle. Ancak bugünkü tarifimle başka bir ülkeye, İtalya&#8217;ya yolculuk yapıyoruz hep beraber.</p>
<p style="text-align: justify;">Mascarpone peyniri ve &#8220;gerçek tiramisu&#8221; nasıl olur tartışmaları Yemekteyiz programı ile baş gösterdi yanlış hatırlamıyorsam. Pandispanyadan mı yoksa bisküviden mi?, labneden mi, mascarponedan mı?&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone41.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6895];player=img;" title="Mascarpone"><img class="alignnone size-full wp-image-6944" title="Mascarpone" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone41.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Evet İtalya&#8217;da kedi dili bisküvi ve mascarpone&#8217;dan yapılıyor. Ancak eldeki imkanlar elverdiği ölçüde kendi kültürümüze uyarlamamızda bir sakınca yok bence tiramisuyu. Zira labne ve mascarpone arasında lezzet açısından çok fark yok. Mascarpone sadece daha yağlı bir peynir.</p>
<p style="text-align: justify;">Fiyat açısından baktığımızdaysa arada dağlar kadar fark var. Labnenin kg fiyatı 10-15 tl arasında değişirken, mascarpone&#8217;un kg fiyatı 50-60 tl civarında. Hal böyle olunca aile bütçesi açısından labneyi tercih etmek veya evde kendi peynirinizi yapmak gibi iki seçenek kalıyor geriye. Peki evde mascarpone yaptığımızda bu bize ne kadara mal oluyor? Sadece 9-12 tl arasında kullanacağınız ürünün fiyatına göre değişen bir fiyata yaklaşık 700 gr mascarpone peynirine sahip oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapımı biraz uzun sürse de hiçbir zahmeti yok. Sadece sabredip beklemeniz gerekiyor. Karşılığına çok iyi bir şekilde alacağınızın garantisini de ben veriyorum size.</p>
<p style="text-align: justify;">Afiyetle kalın&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-6895];player=img;" title="Mascarpone"><img class="alignnone size-full wp-image-6943" title="Mascarpone" src="http://www.kevserinmutfagi.com/wp-content/uploads/2012/03/mascarpone2.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<ul>
<li>1 kg krema,</li>
<li>3 yemek kaşığı limon suyu.</li>
</ul>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong></p>
<ol>
<li>Kremayı bir tencereye alıp kaynama noktasına gelene kadar ısıtın (kaynamasına izin vermeyin),</li>
<li>Limon suyunu içine katıp karıştırın,</li>
<li>Üzerine kremaya değmeyecek şekilde kağıt havlu koyup kapağını kapatın,</li>
<li>Tencere soğuyana kadar oda sıcaklığında bekletin,</li>
<li>Tencere soğuduktan sonra havluyu alıp tencereyi dolaba kaldırın,</li>
<li>1 gece bu şekilde bekletin,</li>
<li>Ertesi gün temiz bir tülbenti derin bir kabın içine oturtulmuş bir süzgecin içine yayıp peyniri içine dökün,</li>
<li>Dört ucundan tutup çevirerek ağzını sıkın,</li>
<li>Bu şekilde de 1 gece bekletin,</li>
<li>Ertesi gün peyniri bir saklama kabının içine alın,</li>
<li>Peyniri 4 gün içinde tüketmeye çalışın.</li>
</ol>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kevserinmutfagi.com/mascarpone-peyniri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

