Mutfakta Elektrik Tasarrufu Nasıl Yapılır?

Mutfakta Elektrik Tasarrufu Nasıl Yapılır?

Geçtiğimiz günlerde Enerjisa‘nın web sitesinde Enerji Tasarrufu için neler yapabilirsiniz? başlıklı bir yazıyla karşılaştım. İçinde hem çok faydalı bilgiler var hem de bu faydalı bilgilerin çoğu benim yıllardır vurguladığım Mutfakta başarılı olmak için yapılması/yapılmaması gereken şeyleri kapsıyor. Mesela demişler ki; “Fırının kapağı sık sık açılıp kapatılmamalı veya uzun süre açık bırakılmamalı. Kapak her açıldığında içerideki ısı 10ºC azalır. Bunu dengelemek için fırın fazladan enerji harcar.” Fırın kapağının sık sık açılıp kapatılması özellikle kek ve hamur işlerinin ısı değişiminin etkisiyle çökmesine de neden olur. Bu nedenle fırındaki yiyeceklerin pişip pişmediğini son ana kadar fırın camından bakarak kontrol edip, yiyecek kızardıktan sonra son kontrolün fırının kapağı açılarak yapılması gerekir. Bugüne kadar beni ciddiye almayanlar belki enerji devi Enerjisa’yı dinleyip Elektrik faturasını düşürmek için bu tavsiyeye uyarak pofidik kekler, puf puf poğaçalar yapabilir:) Yazının tamamını okumanızı öneririm, bugüne kadar aklınıza gelmemiş işinize yarayacak püf noktaları bulabilirsiniz.

Yazıyı okuduktan sonra benim neden daha önce aklıma gelmedi böyle bir yazı hazırlamak diye hayıflandım biraz. Enerjisa ülke ekonomisine katkı sağlarken ben de evimin ekonomisini çekip çeviriyorum. Enerjisa’nın çalışmaları çevre dostu iken benim çalışmalarım da mide dostu. O halde ben de işin mutfak boyutuna değineyim dedim.

Nasıl ki güzel yemek yapmak için önemli olan tek bir şey yok, birçok küçük püf noktasının bir araya gelmesi yemekleri güzelleştiriyor; Mutfakta enerji Tasarrufu yapmanın da tek bir yolu yok, birçok ayrıntıya dikkat edilmesi hatırı sayılı bir enerji Tasarrufu sağlıyor. Benim enerji tasarrufu için dikkat ettiğim noktalar şunlar;

  • Pişmesi uzun süren kuru fasulye, nohut, et gibi yiyecekleri mutlaka düdüklü tencerede pişiriyorum. Düdüklü tencerenin sağladığı yüksek basınç yemeğin çok daha kısa sürede pişmesini sağlıyor. Uzmanların söylediğine göre düdüklü tencere kullanımı %50-75 arası enerji tasarrufu sağlıyor. Enerji tasarrufunun yanı sıra kazandırdığı zaman da cabası elbette.
  • Yemekleri mümkün olduğunca az su ekleyerek pişiriyorum. Zaten çok sulu yemek sevmem ama az su kullanmanın başka avantajları da var. Az su kullanılarak pişirilmiş yemekler daha lezzetli oluyor ve vitamin kaybı da daha az oluyor. Yemeği az suyla pişirmek için özellikle sebze yemeklerinde sebzenin kendi suyunu salmasını sağlamak gerekiyor. Bunun için de yemeğin kısık ateşte ağır ağır pişmesi lazım. Zaten yüksek ateş yemeğin daha kısa sürede pişmesini sağlamaz. Suyun kaynama derecesi 100ºC’dir ve yemeğin altını daha fazla açsanız da bu ısı aynı kalır. Yemeği yüksek ısıda pişirmek sadece suyunun daha çabuk buharlaşmasını sağlar. Bu durumda ekstra su eklemeniz gerekir. Su eklediğinizdeyse hem lezzet kaybına neden olur hem de gereksiz yere enerji harcamış olursunuz. Yani yemeğin düşük ısıda az suyla pişmesi yemeğin lezzetini arttırdığı gibi enerji tasarrufu yapmanızı da sağlar.
  • Sıcak suya ihtiyacım olduğunda sadece ihtiyacım olan kadar su ısıtıyorum. Isıtıcıyı ağzına kadar doldurup yok yere enerji ve zaman harcamıyorum. Yine su ısıtırken hiçbir zaman ısıtıcının üzerinde işaretli olan maksimum kapasiteyi geçmiyorum.
  • Dondurulmuş gıdaları (sebze ve meyveler hariç) çözdürmeden pişirmiyorum.Donmuş gıdanın pişmesi için daha fazla enerjiye ihtiyaç vardır. Boşuna enerji harcamak yerine pişirmeden bir gece önce buzdolabına alıp sabaha kadar çözülmesini bekliyorum ve öyle pişiriyorum.
  • Buzdolabının kapağını açıp dakikalarca ne yesem ya da ne pişirsem diye düşünmüyorum. Buzdolabında ne olduğunu az çok biliyorum zaten her zaman. Bu düşünme işini buzdolabının kapağı açık şekilde yapmak yerine buzdolabındaki yiyecekleri sadece aklımdan geçirerek yapıyorum.
  • Buzdolabının ısısını gereksiz derecede düşürmüyorum. Böylece hem uzun soluklu bir tasarruf sağlamış oluyorum hem de buzdolabından aldığım bir meyveyi yerken dişlerim donmuyor. Buzdolabının soğutucu kısmını 4, dondurucu kısmını ise -18 ºC’de tutuyorum. Bu dereceler gıdaların bozulmadan saklanması için ideal. Daha düşük ısılar gereksiz enerji harcanmasına neden oluyor.
  • Yemekleri buzdolabına soğuduktan sonra koyuyorum. Sıcak yemeği buzdolabına koyduğunuzda ortamın ısısını yükseltir. Buzdolabı ayarlanan ısıya ulaşmak için ekstra enerji harcar.
  • Bulaşık makinesini yerleştirme işini Yasin’e bırakıyorum. Yasin valiz ve bulaşık yerleştirme konusunda bir dünya markasıdır çünkü. Hem valize hem de makineye benim sığdırabildiğimin iki katı eşyayı sığdırabilir. Bu şekilde tek seferde daha fazla bulaşık yıkayarak makinenin performansını arttırmış oluyoruz. Makine yerleştirmeyi sevmediğimden falan değil yani, yanlış anlamayın:)
  • Bulaşık makinemizin bir sürü değişik değişik ayarı var ama aldığımızdan beri kullandığımız iki ayarı var. Günlük olarak bulaşıkları 50 ºC’de yıkayan ECO diye bir ayarı var, onu kullanıyoruz. Bildiğim kadarıyla da 50 ºC bulaşık makinesi için ideal yıkama sıcaklığı zaten. Makinede az bulaşık olmasına rağmen şehir dışına çıkacağımız zamanlar gibi gerekli durumlarda da %50 daha az su kullandığı bir ayarı var, onu kullanıyoruz. Bulaşık (ve benzer şekilde çamaşır) makinelerinizin bu tür tasarruf programları olup olmadığını mutlaka kontrol edin ve gerekli durumlarda kullanmayı ihmal etmeyin.
  • Mutfaktaki ışığı ihtiyaç duymadığımda kapatıyorum. Ankara kış aylarında gündüzleri bile çok karanlık olabiliyor. Daha fazla ışığa ihtiyaç duyduğumda hemen ışığı açmak yerine perdeyi açıyorum. Oturduğumuz apartmanın karşısındaki apartmanla aramızda hatırı sayılır bir mesafe olduğu için mahremiyet açısından bir sakıncası yok. Akşamları çay almak gibi kısa süreli işler için mutfağa gittiğimde ışığı açmak yerine aspiratörün ışığını açıyorum.
  • Mutfaktaki kalorifer peteğini genellikle en düşük ayarda tutuyorum. Mutfak, ocak ve fırın sık sık çalıştığı ve kapısı genellikle kapalı olduğu için zaten yeterli sıcaklıkta oluyor. Çoğu zaman ekstra bir ısı kaynağına ihtiyaç duymuyorum.

Başta da söylediğim gibi bunların sadece birini yaptığınızda etkisini hissetmeyebilirsiniz ama hepsi bir araya geldiğinde farkı büyük oluyor.

Bu arada enerji tasarrufu sadece Elektrik faturasını düşürmez. Neyse parası veririm diye düşünmeyin. Enerji tasarrufunun ülke ekonomisine ve çevrenin korunmasına katkısı çok büyüktür. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için her türlü israftan kaçınmamız lazım.

Yukarıda saydığım püf noktalarını ve hatta belki daha fazlasını siz de uyguluyor olabilirsiniz. Peki işe yarayıp yaramadığını Nasıl ölçeceğinizi biliyor musunuz? Hemen onu da söyleyeyim. Enerjisabir güzellik daha yapmış biz tüketiciler için ve bir test hazırlamış.  https://www.enerjinikoru.com adresine girip Elektrik tüketiminizi aynı şehirde yaşadığınız insanların tüketimiyle kıyaslayabilirsiniz. Benimki ortalamanın epey altında çıktı ama sonrasında çözdüğüm testte aslında dikkat etmediğim noktalar da olduğunu gördüm. Yıllardır yaptığım tasarrufun işe yaradığını görmek ve bu testi çözmek daha neler yapabilirim diye düşünmeye itti beni. Eğer sizin de yukarıda saydıklarıma ek olarak uyguladığınız tasarruf yöntemleri varsa paylaşıp bana yeni fikirler verirseniz çok mutlu olurum.

Afiyetle kalın…

8 yorum

  1. Merhaba, bir elektrik mühendisi olarak ilave bir bilgi vermek istiyorum. Sondan ikinci maddenizde kısa süreli işler için aspiratör ışığını kullandığınızı yazmışsınız. Çoğu aspiratörde ısıya dayanıklı ampuller kullanılır. Bunlarda normal floresana göre 7-8 kat daha fazla enerji harcayabilir. Eğer aspiratör ışığınız LED’se aynen devam edin. Ama LED değil de eski tip metal halide ampulse normal lambanıza göre bile fazla enerji harcıyorsunuz demektir. Bunun yerine şunu önerebilirim. Mutfak lambanızı LED ampulle değiştirin onu kullanın, böylece açma-kapama sayınız ömrünü etkilemeyecektir. (Floresan ampüllerde açma-kapama sayısı sıksa bu size zarar olarak döner.) Ya da mutfak ampulünüz zaten LED’se, mutfağınızın kullandığınız kısımlarına IP65 şerit led döşeyerek hem daha güzel hem de daha verimli aydınlatma sağlayabilirsiniz. 🙂 Kolay gelsin.

    0
  2. Merhabalar, bir öneri de benden. Makarna ya da mantı gibi haşlamanız için su kaynatmanız gereken durumlar da tuzu su kaynadıktan sonra ilave edin. Çünkü tuzlu su daha geç kaynar. Bu da küçük bir öneri

    0
  3. Bi tek mutfak petegi olayi aklima gelmemisti. Cok mantikli. Tesekkurler…

    0
  4. Kevser hanim ,
    şans kurabiyesi tarifiniz var mi? Bugüne kadar denedigim tum tarifleriniz %100 basarili oldu.Baska bor yerden yemek yapmayi denemiyorum artik 🙂 Yeni yil geliyor supriz olarak sans kurabiyesi yapmak istiyorum arkadaslarima sizde goremedim.Varsa paylasirsaniz cok sevinirim.Emeginize elinize saglik .Tarifleriniz icin tekrar tesekkurler.

    0

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*