Çeşme’de Ne Yapılır, Nereler Gezilir, Ne Yenir?

Çeşme'de Ne Yapılır, Nereler Gezilir, Ne Yenir?

Bu yıl tatil için Datça’ya gitmeyi planlarken çok ani bir kararla rotayı Çeşme’ye çevirdik son anda. Uzun süredir Gezi yazısı yazmıyordum, bu tatil için de yazmayı planlamıyordum aslında. Ne var ki tatil boyunca internette Çeşmeyle ilgili yeterli bilgi olmadığını gördüm üzülerek. Bölük pörçük yüzeysel yazılar var birkaç tane, ama ne var ki güncelliğini çoktan yitirmişler. Bu yazı da mutlaka tarihin tozlu sayfalarına gömülecek günün birinde ama en azından bu yıl Çeşmeye gitmeyi planlayanların işine yarar düşüncesiyle yazma gereği duydum. Başta da dediğim gibi planlı bir yazı değil, o yüzden fotoğrafların çoğu telefonla çekildiği için çok kaliteli değil ve bununla birlikte yazıyı destekleyecek çok fazla görsel yok, mazur görün lütfen.

Çeşmede Ne Yenir??

İlk cevap kumru hiç şüphesiz, o yüzden altta onun için ayrı bir başlık açacağım zaten. Peki kumru dışında ne Yenir? diyorsanız bizim denediğimiz, beğendiğimiz ve beğenmediğimiz şeyler şöyle;

Rumeli Pastanesi

Çeşme merkezde Rumeli pastanesinin damla sakızlı dondurması asla tadılmadan geçilmemeli. Damla sakızlısının yanı sıra kavunlu, limonlu, cevizli ve tahinlisi de oldukça başarılı. Karadutlusu ise daha iyi olabilirdi bana göre. Çeşmeye indiğimiz her akşam mutlaka yedik biz, neme lazım ilerde bozarlar falan tadını fırsat varken yemeli bol bol.

İmren Lokantası

Çeşme’de en sevdiğimiz lokanta İmren Lokantası. Ev yemekleri ve zeytinyağlılar yapıyorlar. Tatilde fast food yemek istemiyorsanız adresiniz burası olsun kesinlikle.

Beğendik Abi

 

İkinci bir ev yemeği adresi de Urladaki Beğendik Abi. Hayatımda yediğim en iyi zeytinyağlıları burada yedim kesinlikle. Her biri bir başka lezzetliydi. Çeşmeye tatile gidince uğrayın demiyorum, özellikle buraya gidin diyorum.

İrmik Hanım Patisserie

Urla’da tamamen şans eseri karşımıza çıkan bir başka mekan da İrmik Hanım Patisserie. Birçok kişinin hayalini gerçekleştirmiş, büyük şehirden kaçıp kendine küçük bir pastane açmış Esra Hanım tarafından işletiliyor. Biz dondurmalarını denedik ve çok beğendik.

Dost Pide

Ilıcada ne Yenir? diye arattığınızda şiddetle önerilen yerlerden birinin Dost Pide olduğunu göreceksiniz. Biz de bu şiddete karşı koyamayıp Dost Pide’ye uğradık. Hayatımızın en kötü pideci tecrübesiydi. Porsiyonlar çok küçük öncelikle ilk eksileri olarak. Lahmacunlar soğuk geldi. Masaya gelen hiçbir şeyin içinde tuz yoktu. Tamam tuz çok sağlıklı bir şey değil de lahmacuna, pideye de tuz serpilmiyor sonradan. Az koyun ama koyun yine de. Kuşbaşılı kaşarlı pidedeki kuşbaşılar lastik gibiydi. Yine lahmacuna döneceğim, kimsenin günahını almak istemem ama lahmacundan etle karışık tavuk tadı geliyordu. Yok artık demeyin daha önce başıma geldi böyle bir şey. Lahmacun harcını çatalla hafifçe kurcalayınca içinde tavuk parçaları rahatça seçiliyordu. Bunda böyle bir kanıtım olmadığı için kesin konuşamıyorum ama sonuç itibarıyla kıymada bir problem vardı. Garsonların suratsız ve kaba tavırları da yemeklerin eksik olan tuzu oldu.

Reyhan Pastanesi

Yine bir tavsiye üzerine Ilıcadaki Reyhan pastanesine uğradık. İlk şoku istediğimiz çayı ılık suyun içine bir çay süzgeci sokup getirdikleri çayla yaşadık. Bir pastanede demleme çay servisi olmasın, anlatsalar inanmazdım, bizzat yaşadım. Yine tavsiye üzerine balkabaklı ve limonlu cheesecake söyledik. İkisi de hem bayat hem de cheesecake olmaktan uzaktı. Hani şöyle gözlerinizi kapasanız ve tadına baksanız cheesecake olduğunu anlamazsınız. Şekerli kremalı bir şeydi ama cheesecake değildi. Ne balkabağının ne de limonun tadı anlaşılıyordu. Tabandan cheesecake tabanı tadı değil de doğrudan bisküvi tadı geliyordu. Cheesecake harcından şekerden başka bir tat gelmiyordu. Sonradan yaptığım bir internet araştırmasında İzmirlilerin pek sevdiği bir pastane olduğunu gördüm şaşkınlıkla. Herkes yanlış, biz doğru olacak değiliz tabi, belki başka şubelerinde başka başka tatlıları, pastaları güzeldir ama bizim yüzümüzü güldüremediler. En son kalkalım da bir yerde düzgün bir çay içelim bari deyip kalktık.

Wafflecı Akın

Bayramın ilk günü hem İzmirdeki akrabaları görelim hem de biraz gezelim diyerek İzmire yollandık. Yasin’in yıllardır anlattığı bir Wafflecı Akın vardır. Gitmişken ona da uğrayalım istedim. Tatilin en lezzetli noktalarından biriydi. Waffleı birçok yerde yediğim gibi şeker yumağı değildi, kendine has o waffle kokusu ve tadına sahipti. Kullanılan meyvelerin her bir dilimi taptazeydi. Bir bütün olarak ise tam bir lezzet bombasıydı. Bornova’da Süvari Caddesindeki şubeye gittik, diğer şubeleri için bir şey söyleyemeyeceğim.

Herakles Otel

Ege tatiline gidip balık yemeden dönmek olmazdı. Ildır’da Herakles Otel’in restoranında yedik biz de balığımızı. Levrek boyut olarak biraz küçük geldi gözüme benim ama çok çok lezzetliydi. Balıkla birlikte deniz tadı geliyordu adeta. Yanında rokayla servis ediliyor, o yüzden tek başına bence çok doyurucu değil. Yanına bir de çoban salata söyledim bu yüzden. Salata da şahaneydi. Yanına getirdikleri hafif çıtır ekşi mayalı ekmeği salatanın suyuna bana bana da doymak mümkün.

Dondurmacı Veli Usta

Yine internet aramalarının en vazgeçilmez tavsiyelerinden biri Alaçatı’daki dondurmacı Veli Usta. Kesinlikle tam bir fiyasko. Dondurmaları çok şekerli ve kıvamsız, elinize almanızla erimeye başlaması bir oluyor. Tatil boyunca yediğimiz en pahalı dondurmayı da oradan aldık, paranıza yazık etmeyin derim. Bu kadar insan yanılıyor olamaz derseniz de önce bir top alıp deneyin, beğenirseniz devam edersiniz.

Alaçatıda Çay Nerede İçilir?

Alaçatının hengamesinden uzak, sessiz sakin bir çay içmek isterseniz tam girişinde sağdaki tepede yer alan yel değirmenlerinin yanındaki çay bahçesi benzeri yerde çayınızı-kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Alaçatı Köy Kurabiyecisi

Çeşmeden damla sakızlı kurabiye alma niyetindeydik dönüşte. Çeşmenin içinde gözümüze kestirdiğimiz bir pastane vardı (İstanbul Pastanesi yanılmıyorsam) ama ne yazık ki dönüş sabahı gittiğimizde kapalıydı. Neyse Alaçatı’ya uğrayacağız nasılsa deyip üzerinde durmadık. Alaçatıda girişte solda yer alan Alaçatı Köy Kurabiyecisine girdik. En çok övdükleri muhallebili kurabiyelerinden bir tane tadayım dedim ki o da ne. Kafaya atsan yarmaz belki ama epey acıtır, öyle sert dışı. Üstüne bir de hamur tadı geliyor kurabiyeden. Damla sakızlı un kurabiyesinin kıvamı çok güzel ama daha lezzetli olabilir. Kakuleli kurabiyesi baya iyi, alacaksanız ondan alın derim. Bir de katkısız, doğal malzemelerle çalıştıklarını söyleyip pembe ve yeşil boyalı kurabiyeler yapmalarını ironik buldum. Ha bu arada sabah saatlerinde gittik dükkana, akşam üstü falan gitmiş olsak hadi bir ihtimal bayatına denk gelmişizdir diyeceğim ama öyle değildi ne yazık ki.

Çeşmede Kumru Nerede Yenir?

Çeşme deyince akla ilk gelen yiyecek kumru hiç şüphesiz. Bizim de tatil boyunca bol bol kumru yeme şansımız oldu. Çok sayıda kumrucu bulmak mümkün Çeşmede. Hepsi kumru nihayetinde ama ufak tefek farkları var hepsinin. Bilmeyenler için kumruyu ana hatlarıyla anlatayım. Küçük bir sandviç ekmeğinin arasına konulan peynir, sucuk, salam ve domatesten oluşan bir sandviç en basit haliyle. Damak zevkinize göre peynirli, peynirli sucuklu ve peynirli sucuklu salamlı almanız mümkün. Fiyatları da genellikle 1’er tl farklı saydığım sırayla artarak gidiyor.

Bizim denediğimiz kumrucular şöyle;

Kumrucu Hüseyin

Ilıcadaki dükkanında yedik biz. Daha sonra gördük ki en ucuz kumrular da bu dükkanda. Fiyatlar 6-8 tl arası. Ekmeği güzel kızartıldığı için oldukça çıtır, peyniri kızartılmadan kullanılıyor. Malzeme miktarı sonra denediklerimize nazaran biraz az.

Kumrucu Şevki

Çeşme ve civarında adımınızı attığınız her yer Kumrucu Şevki zaten. Hem de öyle ufak tefek dükkanlar değil, birçok dükkanı Ankara’daki büyük restoranlardan daha büyük. Fiyatları 11-13 tl arasında değişiyor. Malzeme miktarı Hüseyinin kumrusuna göre daha fazla, peyniri kızartılarak kullanılıyor.

Kumrucu Aykut

Ilıcadaki Sheraton Otel’i solunuza alıp düz devam ettiğinizde karşınıza çıkıyor. Google Maps’teki otogar yanı yer işaretine kulak asmayın. Sanırım yeri değişmiş ya da birileri komik olmayan bir şaka yapmış. Yandex haritalarda doğru yeri işaretli bu arada, oradan da bakabilirsiniz. Yediğimiz en bol malzemeli kumru bu oldu. Sucuğu diğerlerine fark atacak kadar lezzetli, hafif acılı. Peyniri de gayet lezzetli. Ancak belki bizim şanssızlığımızdı ekmeği yumuşak ve bayattı. Ekmek öyle olmasaydı yediğim en iyi kumru diyebilirdim. Buranın fiyatını net hatırlamıyorum ne yazık ki.

Kumrucu Hikmet

Alaçatıdaki dükkanına yedik. Başka yerde var mı onu da bilmiyorum açıkçası. Ekmeği kızartılmamıştı, sadece sucuğun üzerine bastırıp yağını çektirmişler, o yüzden çıtır değildi. Malzeme miktarı iyiydi ancak çok fazla domates koymuşlardı içine. Ya domatesin tadının baskınlığından ya da diğer malzemelerin yeterince lezzetli olmamasından kaynaklı olarak yerken domates-ekmek yiyormuşum gibi hissettim. Tek sevdiğim yanı yanında servis edilen kornişon-biber turşusunda diğerleri gibi top biber değil jalepeno biber turşusu kullanmaları oldu. Fiyat 11-13 tl arası.

Çeşmede Denize Nerede Girilir?

Ilıca Plajı

Otelimiz Ilıcadaydı, o yüzden Çeşmenin geneline nazaran Ilıcada daha fazla zaman geçirdik. Anlatmaya Ilıcadan başlayacağım bu nedenle. Ilıca plajı Çeşmenin kesintisiz en uzun plajı sanırım. İnce kumlu (ama ayağa yapışan cinsten değil), güzel bir plajı var. Deniz çok sığ, yüzülebilir derinliğe ulaşmanız için metrelerce yürümeniz gerekiyor. Çok rüzgar aldığı için çok dalgalı. Plaj Ilıcanın içinde Kumrucu Şevki’den başlayıp çıkışında Chesme Plus Otel’e kadar devam ediyor. Ilıca içinden başlayan tarafta ücretli şezlong, duş ve kabin hizmeti veren işletmeler var. Plajın ortasında Sheraton Otel’in plajı var. İçinden yürüyerek geçip devam edebiliyorsunuz. Sheraton’dan hemen sonra şezlongsuz, ücretsiz, hizmetsiz kısım var Chesme Plus’a kadar. Çeşmede denize bedava nerede girilir diye arattığınızda sonuç çıkmıyor, bu yazının en büyük hizmeti bu olacak bu yüzden yüksek ihtimalle:)

Çeşme Plajı

Başlık Çeşme’de nerede denize girilir ama Çeşme’nin içinde denize girebileceğiniz çok fazla yer yok. Ufak bir plajı var merkezde. Gündüz gözüyle görmedik, gece birkaç dakika oturup soluklandık yalnızca. Şezlonglar var ama otellere mi ait, halka açık ücretsiz mi bilmiyorum.

Çiftlikköy

Bir de Çeşme’ye denizi sağınıza alıp düz devam ettiğinizde 5-6 dk mesafede Çiftlikköy var en yakın mesafede sanırım. En son 5 yıl önce geldiğimizde bu küçük ama temiz plajda keyifle denize girmiştik. Ne var ki bu yıl oldukça pisti, o yüzden durmadan devam ettik. Ama burası da Çeşmede bedava denize girme noktalarından biri olarak sayılabilir. Şezlong da var üstelik.

Altınkum ve Pırlanta Plajları

Çiftlikköy’ün devamında Altınkum ve Pırlanta plajları var. İkisi de beachlerin istilasında ne yazık ki. Altınkum’da Flyinn ve Fun Beach’e gittik. İkisinin de denizi çok güzel. Girişleri kişi başı 50 tl, otopark ücreti yok. Yemek fiyatları çok pahalı her ikisinde de. Flyinn’in avantajı içinde yeme-içme alternatifinin fazla olması. Benim tavsiyemse abartmadan yanınızda kendi yiyeceğinizi götürmeniz yönünde. Zira 1 küçük şişe suya bile 5 tl alıyorlar. En azından suyunuzu götürün mesela. Girişlerde yiyecek-içecek sokulması yasaktır ibaresi var tüm beachlerde ama onların da denize girmek için bizden haraç kesmesi yasak zaten. Bir noktada ödeşmemiz gerekiyor bence:)

Aya Yorgi Koyu

Çeşme ve deniz deyince gösterilen ilk adreslerden biri de Aya Yorgi koyu. Burada magazin haberlerinden aşina olduğunuz Babylon, Sole Mare gibi beachler var. Buralara girme şansımız olmadı ne yazık ki. Bayram olduğu için sadece rezervasyonu olanları ve “davetlileri” alıyorlarmış. O davetliler kim hala bilmiyoruz:) Fiyatlar kişi başı 60 tl+20 tl otopark ücreti. İlk etapta kulağa çok uçuk geliyor biliyorum ama 3. günden sonra alışmaya başlıyor insan fiyatlara. Bir de algıda seçicilik midir nedir hep Bodrum-Antalya beach fiyatları çıktı karşıma tatil boyunca, dedim bunlar yine insaflıymış Allah razı olsun. Bu arada şöyle de bir şey var beachler konusunda; fiyatlar arttıkça ziyaretçilerin vücutları fitleşiyor. O yüzden vücudunuzla ilgili bir güvensizliğiniz varsa mümkün olduğunca ucuz beachler tercih edin derim.

Paşalimanı

Çeşmede denize girebileceğiniz bir başka adres Paşalimanı. Yine bir kamu hizmeti yapayım burada da bedava deniz var. Paşalimanının içinde ilerlerken karşınıza bir Venüs Market tabelası çıkıyor. Tabelanın yanından sola girince (arabayla girmek yasak yalnız, arabayı üst sokaklardan birine parkedebilirsiniz) yazlıkçıların denize girdiği, plajı olmayan ama ağaç gölgelerinde kendi havlu veya sandalyelerinizde oturup denize girip çıkabileceğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Duş veya kabin yok. Venüs cafe var hemen yanında. Burada hem insaflı fiyatları olan içecekler bulabilir hem de tuvaletini kullanabilirsiniz.

O ne öyle ayol fakir gibi sandalye tepelerinde derseniz de biraz daha ilerleyin tam karşınızda Quente Beach. Denizi hafif dalgalı (gününe göre değişiyordur muhtemelen) ama temiz ve keyifli. Giriş ücreti 40 tl, vale kullanabilir veya beachin karşısındaki otoparka kendiniz ücretsiz olarak parkedebilirsiniz aracınızı. Burası daha çok çocuklu ailelere hizmet veren bir beach. Sadece 2 kişiyseniz o şezlongtan bu şezlonga sürgün etmeye kalkıyorlar, çünkü şezlong-şemsiye dengesi 4 kişiye göre ayarlanmış ama ses tonunuzu doğru ayarladığınızda rahat bırakıyorlar merak etmeyin.

Şifne

İnternette yaptığınız aramalarda Şifne’de ılıca ve çamur banyosundan yararlanabileceğinize dair bilgilere ulaşabilirsiniz, kanmayın. Burada ılıca hizmeti veren bir tek otel var yalnızca; Şifne Termal Otel. Ancak artık çamur banyosu yokmuş, çamur banyosu için gidecekseniz gitmeyin. Otelden günlük olarak faydalanabiliyorsunuz, kişi başı ücret 25 tl. Yine otelin plajından denize de girmeniz mümkün bu arada. Birçok beachten ucuz, aynı zamanda ılıca hizmeti de var, bir alternatif olarak düşünülebilir. Ama Şifne’de başka yapabileceğiniz bir şey yok, terk edilmiş gibi duruyor hatta. Gitmişken Şifne’yi de gezeriz diye düşünmeyin.

Çeşmealtı

Denize girebileceğiniz bir başka adres ise Urla’ya yakın Çeşmealtı. Kasabanın içinde boylu boyunca bir sahil var. Sahil şeridi oldukça dar ama ücretsiz olarak kullanabileceğiniz şemsiyeler mevcut. Kısacası Çeşme’de bir bedava deniz noktası da burası. Ama yine duş, tuvalet ve kabin yok. Sahilin devamında yine beachler mevcut.

Çeşmede Nereler Gezilir?

Çeşme’nin merkezi çok keyifli bir Gezi noktası zaten. Çarşısı, sahili, marinadaki şık (ve aynı zamanda pahalı!) mekanlarıyla tüm tatil boyunca bile eğlendirebilir insanı bence. Tarihi eser olarak kalesi var bir de eğer tatilinizi yaptığınız yerdeki tarihi eserleri kaçırmak istemeyenlerdenseniz.

Alaçatı yine en gözde yerlerinden biri Çeşme’nin. Benim için kocaman bir açık hava meyhanesi Alaçatı. Daracık sokakları meyhane ya da benzeri restoranların sandalyeleri tarafından istila edilmiş, her daim kalabalık, adım atmanın mucize olduğu bir tatil beldesi. Restoranların aralarına serpiştirilmiş takıcıları da es geçmek olmaz elbette. Alaçatı kendine has mimarisiyle çok güzel bir tatil beldesi evet ama ben 200-300 tl’den aşağı hesap ödemeden kalkamayacağım restoranlardan başka bir şeyin olmadığı bir tatil kasabasında tüm tatilimi geçirdiğimi düşünemiyorum. Çeşmeye gitmişken birkaç saat uğrayın mutlaka ama bence o kadar Alaçatı, fazlası zarar.

Şifne’nin ilerisinde Ildır var. Küçük bir balıkçı kasabası. İçinde hediyelik eşyalar ve reçel çeşitleri satan tezgahlar var. Bir de Erythrai antik kenti yer alıyor kasabanın üst taraflarında. Antik kent gezmeyi seviyorsanız şöyle bir uğrayabilirsiniz. Ama çok fazla kalıntı yok, beklentinizi yüksek tutmayın. Antik kentten ziyade kentin konuşlandığı tepenin manzarası şahane.

Çeşme’ye yakın sayılabilecek yerlerden biri de Urla. Çok ahım şahım bir yer değil gezmek için. Sanat Sokağı ve ufak bir çarşısı var. Sanat Sokağı biz gittiğimizde tadilattaydı. Tadilatın bu yıl bitirilmesi planlanıyormuş normalde ama tarihi esere rastlanmış çalışmalar sırasında, o yüzden uzamış. Ama yukarıda da yazdığım gibi Beğendik Abi için gidin mutlaka.

Mutlaka gidilmesi gereken ama gidemediğimiz yerler olmuştur muhakkak. Bizim 1 haftaya sığdırabildiklerimiz bunlardı. Sizin varsa eklemek istedikleriniz yorumlarda yazın mutlaka, çok mutlu olurum. Umarım faydalı olmuştur yazı Çeşmeye gitmeyi planlayanlar için.

Sevgiler,

20 yorum

  1. Kevser hanım Urla/Çeşmealtı’na bir daha ki ziyaretiniz de Çeşmealtı manzarasına bir de Güvendik tepesinden bakın derim😉

    0
    • Şimdi bunu söyleyince çok odun olacağım biliyorum ama deniz olmayan şehirde büyüyüp denizle tek ilişkisi senede birkaç gün yüzmekten ibaret olan bana o manzaraların hepsi aynı geliyor:)

      0
  2. Yanlış anlamayın dost pideyi savunduğumdan değil ama senin dışında kimseden duymadım dost pidede böyle bir şeyi gören olmamıştır ayrıca ılıcada en rehabet gören mekanlardan geceleri şuan bile masaları dolu böyle bir şey olması imkansız yani ilk kez senden o kadar insan pidesinin dönerinin mükemmel olduğunu söylüyor ama sen böyle böyle demişsin ilginç

    0
  3. Bayramda günübirlik gittik ama başta rüzgarlı havası sünizitimi azdırdı günboyu sersem sersem dolaştım alaçatıda park sorunu var. Dondurmacı veli konusunda çok haklısınız diyette olmama rağmen dayanamadım aldım ama hüsran o kaloriyi almayayım boşa diye çöpe attım kumrucu şevkide 13 tl ye yedim küçük ve malzemesi azdı doymadım verdiğim paraya üzüldüm.çeşmede müzenin yanında sokağa konulan 2 masa 4 sandelyesi olan bir kahvecide içtim türk kahvesi oldukca iyiydi 7 tl ödedim. Ama alaçatı sokakları ve evlerine hayran kaldım. Urla ya uğradığıma pişman olucak kadar küçük buldum. Noktayı izmirdeki köfteci yusuf ile yaptım ama güne damgasını vurdu antepli olarak etten iyi anlarız ailecek tadı damağımda kaldı herkes denemeli kalabalığa bakmayın gördüm en hızlı servis ve yanılmıyorsam porsiyon 10 tl ve doyurucu

    0
  4. Bir urlalı olarak sizi ağarmamak ve tanışmak isterdim keşke önceden yapacağınız yolculuk ve güzergahları buradan duyursaydınız Kevser hanımcığım ilçemize geldiniz ve biz sizi agarlamadan yolcu ettik ☹️

    2+
  5. Merhaba..Ailemiz Çeşme’de yaşadığından bir ayağımız burada bizim..Lorlu, sakızlı kurabiyenin ve peynirli anne poğaçasının en güzel adresi Çeşme çarşıdaki Acarlar Unlu Mamüller ( Geçen yaza kadar Ege pastanesiydi adı, el değiştirdi ama ustalar yani lezzet aynı). Ankara’ya dönüşlerde alıp buzluğa koyarım ben. Ev yemekleri için de Alaçatı’ya girişteki Yusuf Ustayı öneririm. Yüksek fiyatlı beach’lere alternarif olarak Sakızlı Koy’u öneririm..Rüzgarın durumuna göre deniz muhteşem olabiliyor (bir seferinde yosunluydu,şans yani). Orada daha basit ve fiyatı da ona göre daha makul bir işletme var. Kendi şemsiyenizle de gidebilirsiniz)

    1+
  6. Kevser hanım çok guzel bi yazı olmuş elinize sağlık …Sadece Reyhan pastanesi hakkındaki yorumunuza katılamadım bir İzmirli olarak Reyhan pastanesinin Alsancak’taki merkezi eşsizdir ..Sanırım İlica da aynı kaliteyi yakalayamamislar..Belirtmek istedim 🤗🤗🤗

    0
  7. O kadar doğru tespitleriniz olmuş ki(her zamanki gibi) yorum bırakmadan edemedim. Çeşme altında arabası ve yeni yerler keşfetmek için bolca enerji ve istegi olan insanlar için harika bir tatil köşesi ama dinlence tatili arayan birine göre değilmiş kesinlikle. Hamileliğin son çeyreğinde gitmiştim 3 sene önce. Alacatıda bir butik otelde kalacak, her gün farklı bir koyuna gidip bol bol yüzecektik güya. Otel beklentimizi karşıladı ama Çeşmede istediğimiz gibi bir deniz bulmak mümkün olmadı. Hemen her plaj dalgalı, bulanık ve soguktu. Birkaç koy sadece beklentimizi karşılayabiliyordu, oralarda da fahiş fiyatlarla ancak denizi dahi göremeyecek kadar gerilerden şezlong bulup o kalabalıkta denize girmeye çalışıyorsunuz. Ve kesinlikle haklısınız bir süre sonra fiyatlara alışıyorsunuz. Tatilin son dört gününü aya yorgi Babylonda geçirince ‘e ne anlamı kaldı Çeşmeye gitmenin, tatil köyünde de aynı şekilde tatil yapılırdı’ dedik. Adettendir Bodrumla Çeşmeyi kıyaslamak, bir yorum da benden gelsin. Bodrum pahalı denir fakat Bodrum’da Çeşmenin Aya Yorgisi ile kıyaslanmayacak güzellikte onlarca plaj vardır ve bir çoklarında giriş ücreti ödemeden plajın önünde bulunan restoranlarda yiyip içerek restoranın şezlongundan bütün gun yararlanırsın. Ve hatta doğru restoranı bulduysan hamburger patates değil nefis deniz börülceleri, kabak çiçeği dolmaları da yersin şezlongundan kalkmadan. Tabii ki Bodrum’un da çok yüksek fiyatlı beachleri var fakat güzel denize girmek için buralara mahkum değil insan..Sonuç olarak önceliğim deniz ise bir daha Çeşmeye gitmeyi düşünmem..

    1+
    • Çok doğru tespitler. Çeşme orada yazlığı olup da tatilini birkaç güne sıkıştırmak zorunda olmayanlara güzel. Her gün denize girelim derdi olmadan, bugün deniz dalgalı, gitmeyelim diyebileceğin rahatlıkta olmak lazım tam tadını çıkarabilmek için.

      0
  8. Nasıl güzel anlatmışsınız Çeşme’yi. İzmir’de yaşayan biri olarak,dün ben de Ilıca’ya gittim. Beache girdiğimde tüm şezlonglar boştu. İki şezlong bir şemsiye için 40 TL istediler. Yemesi,içmesi de cabası. Günlük plaja gitmektense Muğla ve Antalya’da o fiyata herşey dahil tatil köyünde kalmak çok daha mantıklı.

    0
  9. Bizimde tatillerde yaşadığımız ilginç bir deneyimdir herkesin çok beğendiği yerlere yemek yemek için gidip sukutu hayale uğradığımız. O yüzden tıklım tıklım olan yerlere hiç gitmeyiz. Türk halkının damak tadı bize uymuyor sanıyorum:) yola koyulmadan önce damak zevkine güvendiğimiz bloggırların yorumlarını okur eşim ince ince. O yüzden herkesin güZel dediği yerlere gitmeyiz genelde. Yazı için teşekkürler.

    2+
    • Türk halkının damak zevkinin uymama olayı bizim için de geçerli sanırım, zira masadan kalkarken yandaki masada lahmacun da güzelmiş diyorlardı😀 İnsanlar herkes beğeniyorsa güzeldir diye de beğeniyor olabilirler🤔 Umarım yazı işinize yarar yolunuz düşerse👍🏻

      0
  10. Çok teşekkür ederiz şahane bir yazı. Bu arada sadece 1 haftada yaptıklarınıza bakıyorum da ben tatillerde baya bi yatıyorum sanırım 😄

    1+

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*