Sevgililer Günü Kahvaltı Fikirleri

Kadınların bayıldığı, erkeklerin nefret ettiği şeylerden biri olan 14 Şubat Sevgililer Günü geldi çattı. Büyük gün yarın…Bazıları tarafından çiçek gönderme, hediye alma, romantik yemekler hazırlama gibi her türlü gereği büyük bir keyifle yerine getirilirken kimileri tarafından da ticari bir aldatmaca olmakla suçlanır yıllardır Sevgililer Günü.    Bu belki de sevgilisi olmayan veya olup da cimrilik yapanların mazeretidir kimbilir. Ancak öyle bir devirde yaşıyoruz ki ticari istismara uğramayan, ticarete konu olmayan duygumuz kalmadı, aşkımız  istismar edilmiş çok mu.

Sevgililer gününden şikayet edenler genelde erkeklerdir bilindiği üzere. Sevgilisine hediye almak eziyet gelir bir Türk erkeğine çünkü. 364 gün boyunca romantiklikten ve hediyelerden nasibini alamamış kadın bünyesi de bugünü fırsat bilip erkeğin üzerine yüklenir de yüklenir. Olay bir çıkmaza girer böylece.

Gen zincirinde “romantizm” ve “hediye alma” halkaları hali hazırda eksik olan  erkek kişisi Sevgililer Günü hatrına hediye almaya çıktığında kendini kalplerin, ayıcıkların, kırmızı çamaşırların arasında bulur. Daha önce hiç girmediği mağazalara girer utana sıkıla. Neyin hangi fiyata satıldığını bilmediğinden verdiği paranın az mı çok mu olduğundan emin olamaz ki muhtelemen “14 Şubat indirimi” kapsamında %100’lük bir zam yemiştir aldığı şey. Sevgilisine hediye alma alışkanlığı olmadığından neyi sever neyi sevmez pek de emin değildir. Daha önce birlikte alışverişe çıktıklarında daha dikkatli  olmadığı için kendini suçlar bir yandan. Kızın en yakın arkadaşını arayıp sorsa anında haberi olacağını ve kıyamet kopacağını bilir. Yapabileceği tek şey hediyeyi aldıktan sonra kızın da hediyeyi beğenmesi için dua etmektir.

Öte yandan kız kişisi ilişkileri konusunda hiçbir zaman elden bırakmadığı iyimserliğini maksimum seviyeye çıkarır sevgililer günü yaklaşırken. Kendisi zaten daha önce erkeğin laf arasında beğendiğini ya da almak istediğini söylediği,  gördüğünde sevinçten havalara uçacağı hediyesini çoktan almıştır. En üst noktalarda dolaşan iyimserlikle erkeğin de hediyesini çoktan aldığını düşünür. Hatta o büyük güne 1 hafta kala ne aldın bana diye didiklemeye başlar ki erkek daha ne alacağını bile düşünmemiştir o sorular sorulurken.

Ve büyük gün gelir çatar. Kız saatler öncesinden hazırlanır. Kuaförlere gidilir, makyajlar yapılır… Kızın seçtiği ama rezervasyonu erkeğin yaptığı şık bir mekanda buluşulur.  Erkek hediye beğenilmezse diye garanti kapsamında bir buket çiçekle gelir elinde. Çiçek almaya alışık olmayan kız kişisi mest olur. Ondan mutlusu yoktur o an dünyada. Erkek için sıkıcı, kız için romantik bir atmosferde yemekler yenir. Sıra hediyelere gelir. Kız kendi hediyesinin tadını uzun uzun çıkarmak için önce erkeğin hediyesini verir. Paket açılınca gözlerine inanamaz erkek. Kız nereden bilmiştir onu sevdiğini. Bu kız kesinlikle hayatının kadınıdır.

Kız hediyesini açtığında ise yüzde hayal kırıklığı… Kabullenmenin 5 aşaması vardır derler ya hani, kızın bu 5 aşamayı yaşaması 5 saniyesini almaz; Şaka yapıyor sanırım, asıl hediyeyi birazdan çıkaracak (İnkar),  Bu adam için yaptıklarımdan sonra bana layık gördüğü hediye bu mu yani? (öfke), madem bana verdiği değer bu kadar, bundan sonra ben de böyle yapacağım (pazarlık), beni hiç sevmedi zaten, bu ilişkinin bir yere varacağı yok (depresyon), incelikten uzak olsa da beni seviyor aslında, bak çiçek bile almış (kabullenme).

Bu “romantik kutlama” evlendikten sonra yerini kadının evde özenerek hazırladığı bir akşam yemeğine adamın elinde bir demet çiçekle (o kadar para verdiği için içi içini yiyerek) geldiği, yemekten sonraki zamanın televizyonun karşısında geçirildiği kutlamalara bırakır. Ne de olsa kadın o ilk sevgililer günü kutlamasında kabullenmiştir adamın bu halini.

Bu Kahvaltı ise geçen yıllara inat içindeki romantiği öldürmeyenlere gelsin…

Kahvaltı sofranızda yer verebileceğiniz romantik ve sevimli Kahvaltı Fikirleri;

Çikolataya batırılmış çilek,

Kalp şeklinde peynir,

Dilimlenmiş dolmalık biber içinde pişirilmiş çiçek şeklinde yumurta,

Kalp şeklinde dizilmiş zeytin,

Avokadodan çiçek (yarım avokadoyu enine incecik dilimleyip kenarlarından bastırarak yana doğru uzatın ve rulo şeklinde sarıp ortadan kenarlara doğru bastırarak genişletin),

Tavşan şeklinde pankek (pankek hamurunu kafa ve gövdeyi büyük yuvarlak, ayakları minik yuvarlak, kolları oval, kulakları uzun olacak şekilde tavaya döküp pişirin, eritilmiş çikolatayı yağlı kağıttan yaptığınız minik sıkma torbasıyla sıkarak burun ve bıyık yapın, gözlere damla çikolata koyun, ağız ve oyuncak için çilek kullanın ).

Afiyetle kalın…

 

6 yorum

  1. Aslında sabah kahvaltısına ne pişirsem acaba diye diye bu çılgın kahvaltıya rastladım ve bende not kısmını okumadan geçemeyenlerdenim:) kahvaltı gayet romantizm dolu çılgın olan kısmı sevgili eşim içindi 🙂 çünkü benim ki ramazan ve kurban Bayram’ı hariç hiç bir özel günü yaşamak durumundan kendini tamamen soyutlamış çok komik neyse efendim sevgiler Kevser hanım.

    1+
  2. Kevser Hanım tarifleriniz gerçekten çok güzel ama şu olaylara bakışınızı anlattığınız kısımlar da bir o kadar güzel.Okuyunca gülümsüyor insan ya evet aynen öyle diyerek de onaylıyor..

    2+
  3. Bu ne güzel anlatım bayıldım ne güzel anlatmışsınız çok çok tebrik ederim gerçekten…sevgilerimle

    1+

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*