Ekler Tarifi

EklerEkler

Ülke olarak büyük felaketler yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz. Herşeyden önce sabır ve metanete ihtiyacımız var evet ama aslında sadece bu olaylarla ilgili olarak değil, genel olarak mantıklı düşünüp soğukkanlı davranmaya ihtiyacımız var. Yapı olarak çok çabuk karar veren, fevri hareket eden, sonra da pişman olan insanlarız. Sonradan pişman olacağımız bir harekette bulunmadan önce iyice düşünmekte fayda var. Bunlar neden yazdığımı merak ediyorsunuzdur eminim.

Gerek geçen hafta çok sayıda şehit verdiğimizde, gerekse deprem felaketi sırasında sosyal medyada en çok konuşulan şey ne yapmalıyız nasıl yardım etmeliyizden çok “kim daha çok şehitler için özlü sözler yazdı, kim tv programına çıkmadı, kim konserlerini iptal etti, vs…” Programlarını yapmaya devam edenler topa tutuldu. İptal edenler samimiyetsiz bulundu. Kimse kimseye yaranamadı yine kısacası. Ancak bu facebookta twitterda sen az üzüldün, ben çok üzüldüm diyen, saatlerce arkadaşlarından gördükleri sözleri copy+paste yaparak başkalarının beğen tuşuna basmasını bekleyen insanlar akşam evlerine gittiklerinde açtılar televizyonlarını geçtiler dizilerinin karşısına ve unutuverdiler şehitleri. Çünkü onların görevi sadece başkasının üzülüp üzülmediğini denetlemekti. O görevi de akşama kadar itina ile yerine getirdiklerinden “vicdanları” rahattı.

Sanki kırk yılın başında bir şehit vermiştikte herkes üzerine düşen görevi yerine getirmişti. Sanki hergün tek başına şehit olan askerimiz yanında 25 kişi daha ölmediği için anılmayı haketmiyordu.  Onun canı can değildi çünkü, onun ailesi de üzülmeye (ya da facebookta paylaşmaya) değmezdi. Evet ben de çok üzüldüm çok sayıda askerimizin şehit olmasına, ama daha çokta “falanca ilin filanca ilçesinde pusuya düşürülen 1 askerimiz şehit oldu” haberlerindeki o “1 asker”lere üzüldüm ben gazetelerde kendilerine sadece 3 satır yer bulabildikleri için, haber programları 30 saniyelik haberlerini yarım ağızla verdiği için. Onlar da “vatan sağolsun” diye şehit olmuştu halbuki.

Yazımın başında çabuk karar verip, fevri hareket ettiğimizi söylemiştim. İnternette gördüğümüz herşeye hemen inanıyoruz, hiç vakit kaybetmeden arkadaşlarımızla paylaşıyoruz. Hiçbirimizin aklına önce bilginin doğruluğunu kontrol etmek gelmiyor. Mesele şehitlerimizin acısının taze olduğu günlerde ortalıkta dolaşan pek çok haberden biri de aslında şehit sayısının 50’den fazla olduğu ama anayasadaki bir maddeye göre 50’den fazla şehit verildiğinde hükümet düşeceği için sayının düşük gösterildiğiydi. Bunu paylaşan binlerce insan vardı. Görünen o ki 1 tanesi de açıp bakmamış gerçekten böyle bir madde var mı anayasada acaba diye.

Şehitlerimizin acısı geçmeden Van’dan gelen haberle sarsıldık bu sefer. Ama depremden çok haber spikerlerinin gafları konuşuldu. Şu an herşey çok sıcak, hala göçük altından çıkarılanlar var, tüm firmalar seferber olmuş yardım kolileri gönderiyorlar. Peki bundan 1 ay sonra ne olacak? Kaç kişi zepremzedelere yardım etmek için birşeyler yapacak? Bu şartlar altında çadır sağlayamayan Kızılay ne zamana kadar yardım edebilecek? Her deprem olduğunda aynı manzaralara bakmaktan, aynı şeyleri yaşamaktan ne zaman sıkılıp deprem bilincine ulaşacağız ve her depremde başımıza yıkılmayacak binalar inşa etmeye başlayacağız?  Deprem omadıkça depremi unutuyoruz hep. Ama bu coğrafyada yaşadığımız müddetçe her zaman aklımızın bir köşesinde bulunması gerekiyor halbuki. Buraya kadar sabırla okuyan varsa eğer teşekkür ediyorum. Ağzınızın tadı yerine gelsin diye bir tatlı Tarifi veriyorum bugün.

Afiyetle kalın…

Videolu Ekler Tarifi




Porsiyon : 20-25 Adet

Malzemeler

Hamuru için :

  • 100 gr tereyağ,
  • 1 su bardağı su,
  • 1,5 su bardağı un,
  • 3 yumurta,
  • 2 paket vanilya,
  • 1 tatlı kaşığı kaşığı şeker,
  • 1 çimdik tuz.

Kreması için :

  • 2 yemek kaşığı un,
  • 2 yemek kaşığı nişasta,
  • 1 yumurta,
  • 4 yemek kaşığı şeker,
  • 1 paket vanilya,
  • 2 su bardağı süt.

Çikolata sosu için :

  • 80 gr çikolata,
  • 1 yemek kaşığı krema,
  • 1 silme yemek kaşığı tereyağı.

Benzer Tarifler



Hazırlanışı

  1. Su ve tereyağını ocağa alıp tereyağ eriyene kadar kısık ateşte karıştırın,
  2. Şekeri ekleyip karıştırın,
  3. Şu kaynamadan tuz ve unu katıp hızlıca karıştırın ve pürüzsüz bir hamur elde edin,
  4. Hamur kendini toplayana kadar karıştırarak pişirin,
  5. Ateşten alıp soğuttuktan sonra içine yumurtaları teker teker kırıp iyice çırpın (bir yumurtayı kırıp hamur tekrar katılaşana kadar çırpın, ardından 2. yumurtayı kırıp iyice çırpın, en son 3. yumurtayı da kırıp hamur koyulaşana kadar çırpın, varsa mikser tercih edin),
  6. En son vanilyayı da ekleyip 10-15 dakika dinlendirin,
  7. Hamur torbası yardımıyla yağlı kağıt serilmiş tepsiye ince uzun parçalar şeklinde sıkın,
  8. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri hafif kızarana kadar pişirin,
  9. Fırını kapatıp ılıyana kadar fırından çıkarmayın.
  10. Kreması için süt dışındaki tüm malzemeleri karıştırın ve sütü ekleyip iyice çırpın,
  11. Kısık ateşte kaynayıp koyulaşana kadar pişirin,
  12. Çikolata sosu için krema ve tereyağını bir sos tenceresinde ısıtın,
  13. Ufak parçalara böldüğünüz çikolatayı da ekleyin ve karıştırarak eritin,
  14. Krema ılınınca fırından çıkardığınız kurabiyeleri yandan kesip açın,
  15. İçlerini kremayla doldurun,
  16. Üzerlerine çikolata sosu döküp dolapta 1-2 saat dinlendirin.


Afiyet olsun…

282 yorum

  1. Kevsercim merhaba,
    Kendi hesabim yok eşimin hesabından senin tariflerini puf noktalarını kullanıyorum.
    Ekler tarifini daha öncede yapmıştım harika bir sonuç almistim. Şu hamuru ile yapilan tarifler biraz riskli, senin tariflerinle risk bile almadan Guzel sonuçlar cikartiyorum.

    Yorumlarinida tariflerin gibi begeniyorum ve paylaşıyorum.
    Elestirilmenin Guzel yanlaridan biride Meyva veren ağaç taşlanirmiş.
    önce kendi kusurlarimizi görmemiz daha faydalı olur dusuncesindeyim
    Sana ve emeklerine tesekkur ediyorum.

    0

  2. Dikkat ediyorumda sıklıkla insanları bozup sert cevaplar veriyorsunuz verdiğiniz sert cevaplarda insanların isminin sonuna eklediğiniz ‘cım’ eki malesef yorumunuzu yumusatmıyor. Bu işi kendiniz yapmayı istemişsiniz gelen yorumlara büyük bir sabırla cevap vermeniz gerekiyor buradaki insanlar ve takipçileriniz sayesinde varsınız daha doğrusu bu işi bu şekilde yürütebiliyorsunuz. Belkide yemek yapmaya cok yeni baslamıs biri yeni evli biri o soruları soran size ve siz o yorumunuzla isteğini kırıyorsunuz birde bu açıdan bakın. Ayrıca bir kaç kez de rahatsız oluyorsan takibi bırakabilirsin yorumunuza denk geldim keske bir blogger olarak takibi bırakabilirsin yerine asilce ya cevap vermezsiniz o kötü yoruma yada her iyi yoruma tesekkür ettiğiniz gibi bunada tesekkür ederim diyip geçebilirsiniz tabi şimdi neden gercek düşünmediğim seyi yazim ki diceksiniz siz bu uygulamanın sahibisiniz ve burdaki iyi kötü bütün yorumlara saygı duyup ayırt etmeden cevap vermelisiniz birde hiç takipçiniz kalmadıgını bu uygulamayı kimsenin kullanmadığını düşünün derim o zaman o üslubu yanlıs yorumları yaptıgınız insanları bile ararsınız.

    1+

    • Senin de dediğin gibi bu uygulamanın sahibi benim Mervecim, dolayısıyla nasıl yönetileceğine karar verecek olan kişi de benim Tavsiyen için teşekkürler, ancak ben aynen devam etmeyi tercih edeceğim. Uzaktan konuşmak eminim kolaydır ama hiçbir olmadığı gibi bu iş de gördüğünden ibaret değil. Dilerim sen günün birinde daha iyisini yapar ve tam da aklındaki şekilde yönetirsin. Sevgiler…

      0

      • Yaptığımız hiç bir iş uzaktan göründüğü gibi değil zaten benim böyle bir blog yönetmek gibi bir hayalim yok yardımcı olmaya calıstıgınız insanlar olmasa ne bu uygulama böyle gider ne de işiniz.sonhc olarak bu işten para ve prestij kazanıyorsunuz hic tanımadıgınız insanlar sayesinde. Bugün bi otobüse bindiğinizde otobüsün şoförü,marketteki kasiyer karakoldaki polis yada herhangi gittiğiniz ve muhattap oldugunuz insanlardan biri size sizin bu üslubunuzla bişe dese eminim eve gelir gelmez oturup bloğa yazıp elestiri yagmuruna tutarsınız o insanları.

        1+

        • Şu an yıllardır bana karşı içinde biriktirdiğin kini kustuğunu görüyorum. Ama söylediklerinin bende hiçbir karşılığı yok ne yazık ki. Ben de mutluyum, beni terkedeceğini düşündüğün “takipçilerim” de mutlu emin ol. Eğer çoğunluk üslubumdan rahatsız oluyor olsaydı bugün bu noktada olmazdım. Madem sen bana tavsiyede bulundun ben de sana bir tavsiyede bulunayım. Bu tür nefretleri sırtında taşıyıp kendine yazık etme. Seni mutsuz eden insanlar varsa bırak gitsin, hayatında barındırma. Herkes hayatına devam eder, sen kendini hırpaladığınla kalırsın.

          1+

        • Bende sizin gibi insanları hiç anlamam. Yerli yersiz itiraz ederler… Neden herşeye saygı duymak zorundayız ki…Bu tip durumlarda sessiz kalmanın gerçek ifadesi saygı duymak değil bence kibarlık…Ve bu kadarı da yeterli…

          0

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*