Pırasa Çorbası Tarifi


En sevdiğim çorbalardan biridir Pırasa Çorbası. Yumuşacık bir içimi vardır. Pırasayı her türlü sevdiğim için çorbasını sevmem de şaşırtıcı değil zaten:) Az da olsa bende de bulunan bir huyu vardır insanımızın; sevdiğimiz bir şeyi herkes sevsin isteriz. Sevmeyenleri sevmeye zorlarız.

Bir şarkıyı çok mu beğendik mesela, çevremizdekilere defalarca dinletiriz onlar da beğensin diye. Aralarından biri evet yaa çok güzel şarkıymış derse, sanki şarkıyı biz söylüyormuşuz gibi kasılırız. Kazara biri çıkar da yok yaa ben hiç beğenmedim derse şarkıyı beğenenlerden çekeceği vardır. Ne zevksizliği kalır, ne de müzik bilgisinden yoksunluğu:)

Bir keresinde Pırasa Çorbası içerken Yasin’e ben çok seviyorum Pırasa çorbasını sen de seviyor musun diye sormuştum. Güzel ama mercimeği daha çok seviyorum demişti. İlk etapta suratım düştü bu kadar güzel bir şeyi nasıl olur da benim kadar sevmez diye. Ama sonra saçmaladığımı fark edip olay çıkarmaktan vazgeçtim:)

Başkalarının farklı zevklere veya düşüncelere sahip olabileceğini kabullenmek istemiyoruz nedense. Ülke çapına yayılan kavgalar hep bu yüzden. Bir başkasının ne takım seçimine, ne de siyasi parti seçimine saygımız yok. En ufak bir fikir ayrılığı ihtimalini kavga sebebi olarak değerlendirmeden geçemiyoruz.

Ben daha ortaokuldayken sanırım, Türkiye’nin en meşhur programı Biri Bizi Gözetliyor’du. İlk yarışmada 2 kutup ortaya çıkmıştı; Melih ve Eray. Melih yakışıklılığıyla göz doldururken, Eray sakin tavırları, zekası ve mantığıyla ön plandaydı. Ülkem her zaman olduğu gibi bu fırsatı da hiç kaçımayarak Melihçiler ve Eraycılar diye ikiye bölünmüştü. Ben Eraycıydım:) Demiştim ya az da olsa bende de var bu sevdiğimi sevdirmeye çalışma güdüsü diye sınıfta bir Eray-Melih tartışması başlamaya görsün, herkes Eray’ı tutmalı niye bu kadar saçma davranıyorlar acaba diye düşünüp tartışmaların arasına dalıverirdim.

Ben ilerleyen yaşlarda elimden geldiğince köreltmeye çalıştım bu tavırlarımı. Ne var ki yaşça benden daha ileride olup da hala benim ortaokuldaki halim gibi davranmaya devam eden insanlar yüzünden paramparçayız. Kurtuluş Savaşı’nda düşman askerine su veren Türk insanı şimdi farklı takımları tuttukları için birbirlerini bıçaklıyor. Tersine evrim diye bir şey varsa eğer, işte tam budur.

Afiyetle kalın…




Porsiyon : 4 kişilik

Malzemeler

  • 2 sap pırasa,
  • 3-4 yemek kaşığı sıvı yağ,
  • 2 yemek kaşığı un,
  • 1 su bardağı süt,
  • 4 su bardağı oda sıcaklığında su,
  • Karabiber,
  • Tuz.

Benzer Tarifler



Hazırlanışı

  1. Pırasaları halka halka doğrayın,
  2. Sıvı yağda yumuşayana kadar kavurun,
  3. Unu ekleyip 1-2 dakika sürekli karıştırarak kavurun,
  4. Suyunu ekleyip karıştırın,
  5. Pırasalar tamamen yumuşayana kadar arada karıştırarak pişirin,
  6. Sütü ekleyip bir taşım daha kaynatın,
  7. Tuzunu ve karabiberini ekleyip  karıştırın ve ateşten alın.


Afiyet olsun…

 

45 yorum

  1. Kevser Hanım, bu tarih için ne kadar teşekkür etsem az. Pırasa benim en sevdiğim sebze diyebilirim, ama her gün yiyebilirim yeni yapmak şartıyla ama daha önce hiç sade çorbasını içmemiştim. Bu tarifi denedim ve çok çok lezzetli buldum. Kesinlikle favori çorbam oldu, ellerinize, emeğinize sağlık.

  2. İlk defa denedim ama bayılarak yedik. Çok güzel bir tarif teşekkür ederim böyle lezzetli güzel tariflerle bizi buluşturduğunuz için. Emeklerinize sağlık🥰

  3. Bir salgının tüm dünyayı sardığı bu günlerde, tariflerinizle uğraşmak ve sorularımızı hemen cevaplamanizla ilginizi görmek beni çok mutlu ediyor. çok teşekkürler. Sevgiyle kalın.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*